15. Ceza Dairesi 2012/1636 E. 2013/14631 K. — Yargıtay Kararı
15. Ceza Dairesi 2012/1636 Esas 2013/14631 Karar 02.10.2013
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/1636 E., 2013/14631 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Sanık ...'ün, katılan ...'a ait şirkette pazarlama elemanı olarak çalıştığı sırada müşterilerden topladığı 13.041 TL'yi şirkete teslim etmediği, olay meydana çıkınca borcuna karşılık 10.673 TL bedelinde bono keşide edip katılana verdiği ancak bahsi geçen bu bonoyu ödemeyerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia edilen olayda; Mahkemece sanığın, hatır için katılanın ürünlerini ... ve çevre il ve ilçelerde müşterilere teslim ettiği, katılan ile aralarında hizmet ilişkisi olmadığı, mal teslimine ilişkin herhangi bir evrakın bulunmadığı, eylemin şikayetçi ve sanık arasında hukuki nitelikte ihtilaf teşkil ettiği gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ise de; sanık ile katılan arasında hizmet ilişkisi olduğunun sanık tarafından katılan aleyhine açılan kıdem tazminatı gibi hukuki haklara yönelik iş davası nedeniyle ... 4. İş Mahkemesinin 2006/126 Esas dosyasında dinlenen davacı tanığı ... tarafından doğrulandığı, ayrıca sanığın, 10.673 TL bedelindeki bonoyu rızasıyla katılana vermediğini, bu senedin, yağma suretiyle katılan tarafından kendisinden alındığını belirtmiş ve şikayetci olmuş ise de; bu hususla ilgili dinlenen tanık ...'un alınan ifadesinde; sanığın, firmalardan tahsil ettiği paraları şirkete iade etmediğini kendisine söylediğini ve hakkında suç duyurusunda bulunulmaması için aracı olması için yardım istediğini bunun üzerine sanığın, söz konusu bonoyu yanında rızasıyla imzalayarak katılan verdiğini, katılanın herhangi bir baskısının olmadığını, hatta sanığın katılana; daha da açık çıkacağını bundan kendisinin sorumlu olduğunu ve tekrar senet vereceğini katılana söylediğini açıkladığı, bunun üzerine katılan hakkında senedin yağması suçundan kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, dosyda katılan şirket tarafından sunulan müşterilerin sanığa bir kısım ödeme yaptıklarını, bunun firmaya intikal etmediğine ilişkin imzalı yazıların bulunduğu, ayrıca 28/04/2008 tarihli bilirkişi raporunda; şirket defterleri ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede, sanığın 3.728 TL tahsilatı şirket hesabına geçirmediğinin tespit edildiği, tüm bu hususlar gözetildiğinde; sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullnama suçunu işlediğinin kabulüyle mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerden 5320 sayılı Kanun'un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.