15. Ceza Dairesi 2012/10800 E. 2014/4451 K. — Yargıtay Kararı
15. Ceza Dairesi 2012/10800 Esas 2014/4451 Karar 11.03.2014
15. Ceza Dairesi 2012/10800 E., 2014/4451 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Gerekçeli karar başlığında “Resmi belgede sahtecilik” olarak yanlış gösterilen suç adının “Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” olarak mahallince düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Somut olayda; katılan şirkette plasiyer olarak çalışan sanığın, şirket deposundan teslim aldığı malları kendisine tahsis edilen bölgedeki müşterilere teslim etmek ve bedelini tahsil ederek katılan şirket hesaplarına aktarmak ile görevli olduğu, şirkette çalıştığı dönemde, makbuz ve faturaların alt ve üst nüshalarında oynama yapmak ve depodan belgesiz mal alıp satmak suretiyle 44.783,33 TL'yi uhdesine geçirdiği anlaşılmakla, eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş; aynı suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik tarihlerde eylemini gerçekleştiren sanık hakkında TCK'nın 43/1. maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki hak yoksunluğunun şartla tahliye tarihine kadar uygulanacağı belirtildiği halde, 1. fıkrada yazılı diğer hak yoksunluklarının hapis cezasının infazının tamamlanmasına kadar uygulanacağının gösterilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkarılıp yerine, "Sanığın TCK'nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11/03/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.