Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Şikayetcinin temsile yetkili müdürü olduğu ...,... Ltd. şirketinde geçici bir süre de olsa şoförlük yapan ve geçmişte müştekinin öz teyzesi ile evli olan, sanığın, şirkete ait ... plakalı kamyonla Silivri'ye gübre nakledip teslimat yaptığı tanık ...'dan nakliye parası olarak 1.000 TL'yi şirkete iletilmek üzere aldıktan sonra Kırklareli'nden de Söke'ye getirilmek üzere buğday yükü alıp yola çıktığı ancak müştekinin bilgisi dışında Lüleburgaz'da kamyonu tanıdık petrol istasyonuna parkedip, Çorlu'da olduğunu söylediği bir akrabasına ziyarete giderek parayı ve yükü teslim etmeyip özellikle parayı zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunarak harcamak suretiyle "nitelikli güveni kötüye kullanma" suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; Yapılan yargılamama, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuştarma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre; sanığın suçun unsurlarının oluşmadığına ilişen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak: 1-Temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde aynı gerekçeyle adli para cezasının belirlenmesine esas alınan temel tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye neden olunması, 2-Kamu davasına katılmak istemediğini beyan eden ve katılan sıfatını kazanmayan şikayetçi yararına sanığın aleyhine maktu vekalet ücretine hükmolunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1.paragrafında yer alan "30"; 2.paragrafındaki "25"; 3.paragrafında yazılı olan "500" rakamlarının çıkartılarak yerlerine sırasıyla "5"; "4"; "80"; "80" rakamları yazılmak ve maktu vekalet ücreti takdirine ilişkin 9.paragrafının hükümden tamamen çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.