15. Ceza Dairesi 2011/22079 E. 2013/6096 K. — Yargıtay Kararı
15. Ceza Dairesi 2011/22079 Esas 2013/6096 Karar 03.04.2013
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/22079 E., 2013/6096 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması ...
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Şikayetçinin, caddede yürüdüğü sırada, sanık ...'ün şikayetçiyi durdurarak oğlunu tanıdığı izlenimi vermek için "oğlun ne yapıyor amca iyi mi?" diye sorduğu, şikayetçinin de sanığı ceza evinden yeni çıkan oğlunun arkadaşı veya tanıdığı olabileceğini düşünerek "iyidir, çalışıyor" diye cevap verdiği, sanık ...'in şikayetçiye, bir yakının öldüğünü, bu yakını için kendisine zekat vereceğini söyleyerek Hazar Vergi Dairesi'ne götürdüğü, vergi dairesinin birinci katına çıktıkları sırada diğer sanık ... ile karşılaştıkları, sanık ...'in parayı diğer sanığın vereceğini söylemesi üzerine şikayetçinin sanık ... ile birlikte dışarı çıkarak yolda yürümeye başladıkları, sanık ...'in şikayetçiye cebinde kaç para olduğunu sorduğu, şikayetçinin 25 TL olduğunu söylemesi üzerine, sanığın "yok bu para çok az, bildiğin birinden altın bilezik al, tarttır, parasını ve ağırlığını üzerine yazdır, bana getir, ben de sana getirdiğin altın bileziklerin para ederi kadar para vereyim. Bilezikler ve para senin olsun, hayır için birine verirsin. Ancak aldığın altınların değerini ve gramını bana göstermen gerekli, başka türlü sana getireceğin altınların ederi kadar parayı veremem" dediği ve altınları alarak vergi dairesine gelmesini istediği, şikayetçinin de önceden tanıdığı kuyumcu ... 'in ... yerine gidip konuyu kuyumcuya anlatması üzerine, ... 'in durumdan şüphelenerek kuyumcular çarşısı içerisinde bulunan polis noktasına giderek olayı polise anlattığı, kuyumcunun, üzerine 1.100 TL yazdığı kağıda sarılı bilezik kutusunu hazırlayarak şikayetçiye verdiği, görevli polis memurlarının da gerekli tertibatı alarak şikayetçiyi buluşma yerine kadar izledikleri, sanık ...'in belediye binası önünde şikayetçiyi beklediği ve birlikte yürüyerek vergi dairesine gittikleri, burada bekleyen sanık ...'in şikayetçiye altınları getirip getirmediğini sorduğu, şikayetçinin getirdiğini söyleyerek kutuyu ... 'e verdiği, sanığın kutuyu kulağına götürüp bir kaç kez sallamasından sonra şikayetçinin kutuyu geri istemesi üzerine sanıkların merdivenlerden aşağı kaçmaya çalıştıkları sırada girişte tedbir alan polislerce yakalandıkları, sanıklardan ...'ın, soruşturma aşamasındaki işlemlerde akrabası olan ...'un kimlik bilgilerini kullanarak ... hakkında dava açılmasına sebebiyet verdiği, mahkemedeki sorgusunda gerçek kimliğini açıklaması üzerine ... hakkında beraat kararı verildiği şeklindeki olayda; sanıkların şikayetçi ...'e yönelik eylemlerin dolandırıcılığa teşebbüs suçunu, sanık ...'in ...'un kimliğini kullanması eyleminin ise başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Dolandırıcılık suçundan tayin olunan gün para cezası adli para cezasına çevrilirken “400 TL adli para cezası” yerine “400 gün adli para cezası” yazılması ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan hüküm kurulurken “5237 sayılı TCK'nın 268. maddesi yollamasıyla 267/1. maddesi” yerine “5237 sayılı TCK'nın 268. maddesi yollamasıyla 257/1. maddesi” yazılmış olması, mahallinde düzeltilebilir yazım hataları olarak değerlendirilmiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 03.04.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.