14. Hukuk Dairesi 2009/7553 E. 2009/11926 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

14. Hukuk Dairesi 2009/7553 E. 2009/11926 K. — Yargıtay Kararı

14. Hukuk Dairesi 2009/7553 Esas 2009/11926 Karar 02.11.2009
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/7553 E.,  2009/11926 K.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi BİRLEŞEN DAVADA DAVALILAR : ...,...

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.07.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen 16.07.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_

Davacı Hazine vekili, davalılara ait 3104 ve 3105 parsel sayılı taşınmazların, mera vasıflı 3050 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalması gerekirken davalılar adına tescil edildiğini, bu nedenle tapu kayıtlarını iptal edilerek mera vasfı ile 3050 parsele katılmak suretiyle sınırlandırılmalarına karar verilmesini istemiştir. Davalılar davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek 3104 parsel sayılı taşınmazın mera parseli vasfı taşımaması nedeni ile bu parsel yönünden istemin reddine, 3105 parsel sayılı taşınmazın kısmen mera vasfında olması nedeniyle 30.04.2008 tarihli bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen 6140,19. m²’lik kısmının tapu kaydının iptali ile mera vasfı ile sınırlandırılmasına karar verilmiş, hükmü davacı vekili ve davalılar temyiz etmiştir. Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre; çekişme konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin 11.10.1990 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 25.07.2003 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. ./.. 2009/7553-11926 -2-

25.02.2009 tarihinde kabul edilerek 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Kanunun 2. maddesi ile, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesinin 3.fıkrasına ekleme yapılmıştır. Anılan hüküm, “bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır” şeklindedir. Diğer taraftan, 5841 Sayılı Kanununun 3. maddesi ile de 3402 Sayılı Kadastro Kanununa geçici 10. madde eklenmiştir. Bu madde ise “bu kanunun 12. maddesinin 3.fıkrası hükmü, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır” kuralını getirmiştir. Anılan hükümler gözetildiğinde kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile davanın açıldığı tarih arasında Kadastro Kanununun değişik 12. maddesinde sözü edilen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Hal böyle olunca, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 02.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın