14. Hukuk Dairesi 2009/11500 E. 2009/13249 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

14. Hukuk Dairesi 2009/11500 E. 2009/13249 K. — Yargıtay Kararı

14. Hukuk Dairesi 2009/11500 Esas 2009/13249 Karar 20.11.2009
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/11500 E.,  2009/13249 K.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACILAR : ... VD.
DAVALILAR : TAPU SİCİL MÜDÜRLÜĞÜ VD.

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.09.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda murise ait isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.07.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacılar, 1443 ada 102 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında "... kızı ...", "... kızı ..." ve "... oğlu ..." olarak yazılı kayıtların, "... kızı ...", "... kızı ..." ve "... oğlu ... ..." olarak düzeltilmesini istemişlerdir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi gerekmiştir.
2-1443 ada 102 parsel paydaşlarından ... kızı ... davacıların mirasbırakanıdır. Davacılar bu kişi ile birlikte ... kızı ... ve ... oğlu ...'ın da tapu kaydında hatalı yazılan kimlik bilgilerinin nüfus kayıtları ile uyumlu hale getirilmesini istemişlerdir. Böyle bir davayı açan kişinin davayı açmakta hukuki yararı bulunması gerekir. Kısaca hukuki yarar mahkemeden bir hakkın korunmasını istemektir. Bundan dolayı davayı açan kişinin dava açmakta yararı olması zorunludur. Başka bir anlatımla korunması istenen hak ile davacı arasında bağlantı olmalıdır.
./..

2009/11500 - 13249 - 2 -

Somut olayda; davacılar bir başka dava nedeniyle verilen yetki belgesine dayanarak dava açmadığı gibi, malikler ... kızı ... ve ... oğlu ...'ın mirasçısı da değildir. Bu nedenle, davacıların paydaş malikler ... ve ... yönünden dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından bu malikler yönünden davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi yerine istemin hüküm altına alınması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar veriLdi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın