14. Hukuk Dairesi 2008/2062 E. 2008/3145 K. — Yargıtay Kararı
14. Hukuk Dairesi 2008/2062 Esas 2008/3145 Karar 13.03.2008
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/2062 E., 2008/3145 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.07.2006 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali, tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 04.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalı vaat borçlusu, sözleşme bedelinin ödenmediğini, açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava reddedilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Kaynağını Borçlar Kanunu’nun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanunu’nun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanunu’nun 706 ve Noterlik Kanunu’nun 89. madde hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Medeni Kanunun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir. Davada dayanılan 09.09.2004 günlü sözleşme biçimine uygun düzenlenmiştir. Gerçekten, anılan sözleşmede satış bedelinin 06.10.2004, 06.11.2004 ve 04.12.2004 keşide tarihli üç ayrı çekle ödeneceği yazılıdır. Davalı vaat borçlusu, ödemenin yapılmadığını savunduğundan, satış bedelinin ödendiğinin ispat yükü davacıya düşer. Bankanın yanıtına göre; 06.10.2004 keşide tarihli çek dışındaki çek bedellerinin ödenmediği anlaşılmaktadır. Ne var ki ödemede düşülen temerrüde rağmen vaat borçlusu sözleşmeyi feshetmemiştir. Böyle olunca, Borçlar Kanununun 81.maddesi hükmü göz önünde tutularak bedelden ödenmeyen kısım davalıya ödenmek üzere davacıya depo ettirilmeli, bedelin depo edilmesi halinde istek hüküm altına alınmalı, aksi takdirde şimdiki gibi dava red olunmalıdır. Değinilen yönün göz ardı edilmesi doğru olmadığından karar açıklanan nedenle bozulmalıdır. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 13.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
Sitemizin çalışması için zorunlu çerezleri kullanıyoruz. Ziyaret istatistikleri için Google Analytics, reklam ölçümü için Meta Pixel çerezlerini ise yalnızca onay verirseniz kullanırız. Ayrıntılar Çerez Politikamızda.