14. Hukuk Dairesi 2007/1235 E. 2007/2176 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

14. Hukuk Dairesi 2007/1235 E. 2007/2176 K. — Yargıtay Kararı

14. Hukuk Dairesi 2007/1235 Esas 2007/2176 Karar 05.03.2007
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/1235 E.,  2007/2176 K.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.10.2003 gününde verilen dilekçe ile noter satış vaadi sözleşmeleri ve temlike dayalı 153 ada 8 sayılı parsel ile ıslah suretiyle ilaveten 477 parsel sayılı taşınmazlardaki davalılar murisi ...'e ait hisselerin iptali ile davacı adına tescili ve yine bu taşınmazlardaki davalıların murisi ... hissesi üzerinde bulunan vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.4.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, kayıt maliki mirasçıları ile diğer davalı arasındaki 9.6.2000 ve 12.6.2000 günlü taşınmaz mal satış vaadi sözleşmelerinin 12.6.2000 tarihinde temlik alınması nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ve kayıtlardaki vakıf şerhinin terkini istemiyle açılmıştır.
Mahkemece her iki istemde hüküm altına alınmış, hükmü davalılardan ... temyiz etmiştir.
Kaynağını Borçlar Kanununun 22.maddesinden alan taşınmaz mal satış vaadi sözleşmeleri mülkiyeti doğrudan vaad alacaklısına geçiren sözleşmelerden değildir. Bu tür sözleşmeler vaad alacaklısına taşınmaz mülkiyetini talep yetkisi veren ve kişisel hak sağlayan ön sözleşmelerdir. Gerek Borçlar Kanununun 213, ve gerekse Türk Medeni Kanununun 706.maddeleri hükmünce taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olması resmi şekilde düzenlenmiş olmalarına bağlıdır. Diğer taraftan, Borçlar Kanununun 22/son maddesince bir akdin ilerde inşa edilmesine devir yapılan ön akdin şekli asıl sözleşmenin şekline bağlıdır. 7.10.1953 tarih ve 8/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı üzere resmi şekilden maksat tarafların hakiki iradelerine tam olarak görevli memur huzurunda (noterde) beyan etmeleridir.

Esasen Borçlar Kanununun 162. maddesince alacağın temliki Yasa hükmünde vurgulandığı üzere “işin mahiyetinden temlikin men edilmemiş olması” durumunda geçerlidir. Somut olayda, davalılar arasındaki işlemin adi yazılı olarak alacağın temliki yoluyla davacıya devri ve davacının da bu temlike dayanarak tescil talebinde bulunması açıklanan yasal nedenlerle mümkün değildir. Mahkemenin geçersiz olan bu işleme dayanarak kayıt iptali ve tescil istemini hüküm altına alması Yasaya aykırıdır. Ancak, kayıt malikleri hükmü temyiz etmediklerinden bozma nedeni yapılamamış, Yasaya aykırılığa değinmekle yetinilmiştir.
... Genel Müdürlüğünün temyiz itirazlarına gelince;
Az yukarıda sözü edildiği üzere, satış vaadi sözleşmeleri doğrudan mülkiyeti tarafına geçiren sözleşme değildir. Sadece alacaklısına mülkiyet hakkına talep yetkisi tanıdığından mülkiyet çekişmesiz vaad alacaklısına intikal etmeden taşınmaza kayden malik olunmadan nakli vaad olunan mülkiyet hakkına dayanılarak vaad alacaklısı veya somut olayda olduğu gibi temlik alacaklısı Yasanın malike tanıdığı hakları kullanamaz. Kaldı ki, alacağın temliki yönüyle davacının ne mülkiyetin nakli ve ne de davalı ... aleyhine dava açarak talepte bulunmaya yetkisi yoktur. Davanın ... yönünden aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi gerekirken davacının dava açma ehliyeti bulunmadığı gözden kaçırılmalı istemin kabul edilmesi yasaya aykırıdır.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... yönünden BOZULMASINA, peşin harcın yatırana iadesine, 5.3.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın