14. Hukuk Dairesi 2006/4022 E. 2006/5783 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

14. Hukuk Dairesi 2006/4022 E. 2006/5783 K. — Yargıtay Kararı

14. Hukuk Dairesi 2006/4022 Esas 2006/5783 Karar 22.05.2006
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/4022 E.,  2006/5783 K.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.11.1997 gününde verilen dilekçe ile şahsi hakka dayalı tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.04.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Dava, 11.4.1977 günlü sözleşmeye dayanılarak açılmış tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava reddedilmiş hükmü davacı ... temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık, 16, 24, 29, 30 ve 31 parsel sayılı taşınmazlara ilişkindir. Çekişmeli parsellerin kadastrosu 1989 ve 1991 yıllarında yapılmış kadastro sırasında elbirliği mülkiyet rejimine tabi tutularak tarafların miras bırakanları ... ile .... mirasçıları adına tespit ve tescil edilmiştir. Miras taksim sözleşmesi başlıklı noterde düzenlenen 11.4.1977 günlü sözleşme davanın taraflarınca imzalanmış bulunmaktadır. Gerçekten Türk Medeni Kanunun 676.ncı maddesi hükmünce bu tür paylaşma sözleşmeleriyle mirasçılar tereke mallarının tamamı veya bir kısmı üzerinde elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesini kabul edecekleri gibi aralarında yapacakları paylaşma sözleşmesiyle taşınmaz mülkiyetinin aktarılmasını da sağlayabilir. Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği de yazılı şekilde yapılması koşuluna bağlıdır. Nitekim 3402 sayılı Kadastro Kanununun taksim ve kısmi iktisap hali başlıklı 15.nci maddesinde de tapuda kayıtlı taşınmaz malların malikleri veya bunların mirasçıları arasında tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz malların ise 14.ncü madde gereğince belirlenen zilyetleri arasında taksim edildiklerinin kanıtlanması halinde bu malların taksim gereğince tespitinin yapılacağı hükmü bulunmaktadır. Anılan yasanın 33. ncü maddesinin 3.ncü fıkrası gereğince de Kadastro Kanununun 15.nci maddesinin Kadastro Kanununun uygulandığı yerler dışında bulunan taşınmaz mallar hakkında da uygulanması zorunludur.
O halde davanın Kadastro Kanununun 12/3.ncü maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre içersinde açıldığı düşünülerek eldeki uyuşmazlığın 11.4.1977 günlü taksim sözleşmesi doğrultusunda giderilmesi gerekir.
Mahkemece taksim sözleşmesinin kadastro sırasında ibraz edilmediği ve fiili taksimi bilirkişilerin bilemeyeceğinin hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği nedenleriyle davayı reddetmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 22.5.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın