14. Ceza Dairesi 2016/402 E. 2016/3348 K. — Yargıtay Kararı
14. Ceza Dairesi 2016/402 Esas 2016/3348 Karar 05.04.2016
14. Ceza Dairesi 2016/402 E., 2016/3348 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın suçu velâyet hakkını kötüye kullanarak işlemesi karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 53’üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, hükümden sonra 5237 sayılı TCK'nın 53’üncü maddesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür. Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin eleştiri dışında unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık ve müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 05.04.2016 tarihinde üye ...'in karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. Psikolojik sorunları olan üç harflilerle (cinler) görüştüğünü söyleyen bunların yanında olayın nasıl olduğunu bilemediğini sadece kalktığında kilotundaki kandan ve ardından üç ay süreyle adet görmemesi nedeniyle hamilelikten şüphelenmesi nedeniyle kaygı ve korkuyla şikayetçi olan yani yanlış olduğu sonradan doktor raporlarıyla ve beyanlarla anlaşılan tahminleri ve varsayımlarını şikayetine yansıtan mağdur beyanıyla sanığın cezalandırılamayacağı, bunun yanında sanığın, olay günü uyandığında kendisinin ve mağdure kızının alt pijamalarının olmadığını altlarının çıplak olduğunu, spermlerinin yatağında olduğunu gördüğünü ama bu duruma nasıl geldiklerini hatırlamadığını beyan ettiği dolayısıyla olayın ne şekilde gerçekleştiğini net olarak açıklayamadığı bu nedenle sanık beyanınında cezalandırılması için yeterli olmadığı, sanığın samimi beyanının aleyhe olan kısmı sübuta esas alınıp diğer kısımlar atlanarak hüküm kurulamayacağı elde bulunan delillerin yeterli ve kesin nitelikte olmadığı gibi deliller üzerinde şüphe bulunduğu kanaatiyle beraat kararı verilmesine yönelik olarak kararın bozulması gerektiğinden sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.