14. Ceza Dairesi 2011/622 E. 2011/4188 K. — Yargıtay Kararı
14. Ceza Dairesi 2011/622 Esas 2011/4188 Karar 24.11.2011
(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2011/622 E., 2011/4188 K.
Reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve ırza geçme suçlarından sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.11.2005 gün ve 2003/699 Esas, 2005/209 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Irza geçme suçundan kurulan hükmün yapılan temyiz incelemesinde; 5271 sayılı CMK. nun 236/3 maddesi gereği mağdur çocuklar dinlenirken yanında psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişi bulundurulması gerekmekte ise de, mağdure 1412 sayılı CMUK döneminde dinlendiğinden; 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması ise; sanığın üzerine atılı ırza geçme eylemini düzenleyen 5237 sayılı TCK.nun 103/2, 43/1 ve 62/1-2. maddelerinin en lehe tatbikinde dahi 765 sayılı Kanun uyarınca verilen hükmün lehe olması nedeni ile bu hususlarda bozma isteyen tebliğnamedeki düşüncelere iştirak edilmemiştir. Delillerle iddia ve savunma duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, Reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince; Sanığa isnat olan reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoymak suçuna öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle, 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde belirtilen 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, sanığın mahkûmiyetine karar verilen 17.11.2005 tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8 maddeleri uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 24.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.