14. Ceza Dairesi 2011/4827 E. 2012/9214 K. — Yargıtay Kararı
14. Ceza Dairesi 2011/4827 Esas 2012/9214 Karar 01.10.2012
(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2011/4827 E., 2012/9214 K.
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda; çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine dair İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.05.2007 gün ve 2006/73 Esas, 2007/28 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Mağdurenin aşamalarda değişmeyen ve mahkemece de samimi kabul edilen beyanlarında sanığın cinsel istismar eylemlerini cebirle gerçekleştirdiğinin anlaşılmasına karşın, sanık hakkında TCK.nın 103/4. maddesinin uygulanmaması, Kastamonu Devlet Hastanesinin 05.07.2006 tarihli ruh sağlığı hastalıkları uzmanı tarafından düzenlenen raporunda cinsel istismarın mağdurenin ruh sağlığını olumsuz yönde etkilediğinin belirtilmesi karşısında, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.05.2010 gün ve 2010/4-110 sayılı kararına ve Adli Tıp Kurumu Kanununun 7 ve 23. maddelerine göre, suç tarihinde çocuk olduğu anlaşılan mağdurenin muayenesi ve hakkındaki raporun düzenlenmesi sırasında, inceleme konusunun uzmanı olan çocuk psikiyatristi bulundurulması gerektiği gözetilmeden, usulüne uygun teşekkül etmeyen İhtisas Kurulu raporuna göre yazılı şekilde karar verilmesi, Sanık hakkında hapis cezasına mahkûmiyetinin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c madde ve bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar uygulanacağı, alt soyu haricindekiler yönünden ise bu hak yoksunluğunun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre de; Sanığa tayin edilen 3 yıl hapis cezasından TCK.nın 43. maddesi uyarınca 1/4 arttırım yapıldıktan sonra hapis cezasının 3 yıl 9 ay olması gerekirken, 3 yıl 7 ay 15 gün olarak ve buna bağlı olarak sonuç hapis cezasının 3 yıl 1 ay 15 gün yerine 2 yıl 11 ay 7 gün olarak eksik tayini, Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.