13. Hukuk Dairesi 2016/6069 E. 2016/8474 K. — Yargıtay Kararı
13. Hukuk Dairesi 2016/6069 Esas 2016/8474 Karar 23.03.2016
13. Hukuk Dairesi 2016/6069 E., 2016/8474 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR Davacılar avukat olduklarını ve davalı ile düzenlenen 15.11.2010 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi gereğince ... İş Mahkemesi'nde görülmekte olan davalının iş hukukundan doğan alacakları ile ilgili tazminat davasını takip etmekte iken davalının hiçbir neden yokken haksız olarak vekillikten azlettiğini, haksız azil nedeniyle ücretin tamamına hak kazandıklarını, vekalet ücretinin tahsili için icra takibinde bulunulduğunu, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, % 20 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, azlin haklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, .... İcra Müdürlüğü'nün 2013/114 esas sayılı dosyasında davalı borçlu tarafın itirazının 2.594,43 TL tutarındaki kısmının iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir 2-Davacılar, haksız azil nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan avukatlık ücretinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali isteğinde bulunmuş; davalı ise, davacı avukatları haklı azlettiğini savunmuştur. Mahkemece, aldırılan bilirkişi raporu ile işin yürütülmesinde Avukatlık Yasası ve meslek kurallarına göre davacılara atfedilecek bir kusurun bulunmadığı ve davacıların haksız olarak azledildiği, ancak sözleşmede yer alan dava sonucunda elde edilecek net alacak kavramı ile mahkemece karar verilecek miktarın mı yoksa kararın infazı neticesinde ele geçecek miktarın mı kastedildiğinin sözleşmeden anlaşılamaması gerekçeleriyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında düzenlenmiş 15.11.2010 tarihli Avukatlık Ücret Sözleşmesin'de, ”... ... İş Mahkemesi'nde görülmekte olan dava sonucunda, elde edeceğim net alacağın % 12'sini ... avukatlık ücreti olarak ödeyeceğimi...” şeklinde düzenlemenin kararlaştırılmış olduğu görülmektedir. Bu durumda azlin haksız olduğunun kabul edilmesi halinde davacının talep edebileceği ücretin dosyadaki avukatlık ücret sözleşmesine göre belirlenmesi gerekirken, aksine düşüncelerle sözleşmenin geçerli olmadığının kabulü ile maktu vekalet ücretine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereğince hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 9,28 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 23.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.