13. Hukuk Dairesi 2016/23566 E. 2019/7739 K. — Yargıtay Kararı
13. Hukuk Dairesi 2016/23566 Esas 2019/7739 Karar 25.06.2019
13. Hukuk Dairesi 2016/23566 E., 2019/7739 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, ... İcra Müdürlüğünün 2012/270 esas sayılı dosyası ve ... 2.İcra Müdürlüğünün 2012/3595 esas sayılı dosyalarında davalı tarafından aleyhine takip başlatıldığını, ancak davalının 22/06/2012 tarihli kendi imzasını taşıyan ibranameden de anlaşıldığı üzere alacağının tamamını aldığını, ibranamede tüm ferileri ile birlikte borcu ödediğini belirttiğini, bu ibranameye rağmen davalının, maaşı üzerindeki haczi kaldırmadığını, 22/06/2012 tarihinden sonra da maaşından kesintilerin devam ettiğini belirterek davalıya borcu olmadığının tespiti ile 22/06/2012 tarihinden itibaren yapılan kesintilerin ticari faizi ile iadesine ve asıl alacak miktarı olan 6.780,00 TL'in %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, imzasını taşıyan bir ibranamenin kesinlikle davacıya verilmediğini belirterek imzaya itiraz ettiklerini ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemenin 29/01/2015 tarih 2012/408 esas, 2015/31 karar sayılı ilamının, Yargıtay 13. Hukuk Dairesince, Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun 297. marresinin gereği olarak bozulması üzerine davaya devam olunmuştur. Yapılan yargılama sonucunda, mahkemece, davanın kabulü ile, davacının davalıya borcu olmadığının tespitine, ibraname tarihi olan 22/06/2012 tarihinden itibaren davacıdan yapılan ana para ve faiz kesintilerinin toplamı olan 24.069,12 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.356,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava dilekçesinde harca esas değer 6.780,00 TL olarak gösterilmiş ve bu değer üzerinden harç yatırılmış olduğu halde, mahkemece, bilirkişi raporunda menfi tespite konu alacağın 24.069,12 TL olarak belirlenmesi sebebiyle olmak üzere, davacının ıslah talebi de olmadığı gözetilmeden hükmedildiği anlaşılmaktadır. HMK'nın 26/1. maddesinde “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” düzenlemesi mevcuttur. Mahkemece, açıklanan düzenlemeye göre davacının talebi kadarına karar verilmesi gerekirken, talep olmadan ve söz konusu talep de aşılarak yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle kararı temyiz eden davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmediğine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.