13. Hukuk Dairesi 2011/1951 E. 2011/7888 K. — Yargıtay Kararı
13. Hukuk Dairesi 2011/1951 Esas 2011/7888 Karar 16.05.2011
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/1951 E., 2011/7888 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketin işlettiği hastanede tedavi gördüğü sırada davalı hemşire Rasime’nin hatalı enjeksiyon yapması sonucu kalça kısmında cilt nekrozu meydana geldiğini, ameliyat ve tedavi sürecinden sonra iyileştiğini, bu sırada çok büyük maddi ve manevi sıkıntı çektiğini ileri sürerek şimdilik 30.000 TL maddi, 500.000 TL manevi olmak üzere toplam 530.000.00 TL tazminatın 17.05.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, Adli Tıp Kurumu raporu esas alınarak davalıların kusurlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Somut olayda davacı, davalı hemşire tarafından hatalı enjeksiyona bağlı olarak kalçasında cilt nekrozu meydana geldiğini, ameliyat ve 4 aylık bir tedavi sürecinden sonra iyileştiğini, bu durumun davalıların ihmali sonucu meydana geldiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. İlke olarak; doktor, hastasının zarar görmemesi için mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastasının durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumun gerektirdiği önlemleri eksiksiz bir biçimde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır. Dosyada 2011/1951-2010/7888 mevcut 19.8.2009 tarihli Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu’nun raporu ile, davacıda enjeksiyona bağlı olarak cilt nekrozunun meydana gelmiş olduğu, enjeksiyonun doğru bir şekilde yapılıp yapılmadığının bilinmediği, doğru olarak yapılmış olsa dahi oluşan nekrozun ilacın etkisine bağlı olarak gelişebileceği belirlenmiştir. Ne var ki bu rapor, olayda davalıların kusurlu olup olmadığının tespiti için yeterli değildir. Davacı iddialarını da karşılamaktan uzak olup hükme esas alınamayacağı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, bir Üniversiteden, Öğretim Üyelerinden oluşturulacak konusunda uzman, akademik kariyere sahip üç kişilik bilirkişi kurulundan meydana gelen olayda davalılara atfı kabil bir kusur olup olmadığı konusunda, nedenlerini açıklayıcı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, davalıların kusurlu olup olmadığı belirlenmeli, sonucuna göre bir karar vermelidir. Mahkemenin bu yönleri göz ardı ederek, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 13.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.