13. Hukuk Dairesi 2008/16363 E. 2009/5495 K. — Yargıtay Kararı
13. Hukuk Dairesi 2008/16363 Esas 2009/5495 Karar 21.04.2009
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/16363 E., 2009/5495 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, ... İlçesi Pamuçak mevkiindeki 35.000 m2 ormanlık alanın 1986 yılında 49 yıllığına davalıya tahsis edildiğini, kullanım bedelinin sözleşme ile belirlendiğini, 5.4.1995 tarihli Orman Arazilerinin Tahsisi Hakkında Yönetmeliğin 52. maddesinin kullanım bedeline ve artış oranlarının nasıl belirleneceğine dair yeni bir düzenleme getirdiğini, davalının bu yönteme göre belirlenen kullanım bedeli, gecikme zammı ve KDV.sini ödemediğinden toplam 104.664.434.000 TL alacağın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, akit serbestisi kuralları içerisinde davacı ile 1986 yılında irtifak hakkı sözleşmesi yapıp 14.8.1986 tarihli taahhüt senedi düzenlediklerini, kullanım bedelinin irtifak sözleşmesi ve taahhüt senedindeki hükümler doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini, davacının aynı konuda ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı 1994/817 esas sayılı davada, kullanım bedelinin, sözleşme ve taahhüt senedindeki hükümler doğrultusunda belirlendiğini, bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, sözleşme hükümlerine göre saptanan kullanım bedelinden borcu olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, kullanım bedelinin sözleşme ve taahhüt senedinde belirtilen yönteme göre tesbiti gerektiği, gecikme tazminatı istenemeyeceğine dair bilirkişi raporu esas 2008/16363-2009/5495 alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiş,Dairemizce bozulmuş; mahkemece bozmaya uyulduktan sonra bu kez 16.168.230.222 TL nın tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara , mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olasına ve bozmanın şumulü dışında kalarak kesinleşmiş olan cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Dairemiz 7.4.2006 tarih ve 2006/734-5195 sayılı bozma ilamında da açıkça belirtildiği gibi davacının gecikme tazminatına ilişkin talebi niteliği itibarıyle temerrüt faizine ilişkin bir taleptir..Davacı,davadan önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü yasal delillerle ispat edememiş ise de açtığı bu dava ile davalının temerrüde düştüğünün kabulü zorunludur.Hal böyle olunca davacı,dava tarihinden itibaren faiz istemekte haklıdır.Mahkemenin bu yönü göz ardı ederek dava tarihinden itibaren faize hükmetmemiş olması,usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir.Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi,yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi .hükmü gereğidir. SONUÇ:Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine,ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının ikinci bendindeki (16.168.23 YTL)ibaresinden sonra gelecek şekilde dava tarihinden itibaren (yasal faiziyle birlikte) sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 21.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.