13. Hukuk Dairesi 2008/1403 E. 2008/4893 K. — Yargıtay Kararı
13. Hukuk Dairesi 2008/1403 Esas 2008/4893 Karar 07.04.2008
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/1403 E., 2008/4893 K.
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... gelmiş ve duruşma isteminden vazgeçtiğini beyan etmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR Davacı, davalı şirket ile 19.3.2003 tarihinde yapılan sözleşme ile nükleer onkoloji bölümünün kurulması ve işletilmesi ile ilgili kuralların hüküm altına alındığını, davalının sözleşme gereğince edimlerini yerine ğetirmediğini, ücretinin ödenmediğini bu nedenle açtığı itirazın iptali davasının derdest olduğunu, mesleki ... ve itibarını zedeleyici davranışlarda bulunulunca sözleşmeye uygun davranılması için ihtarlarda bulunduğunu ancak davalının haksız olarak gönderdiği 22.8.2003 tarihli ihtarla sözleşmeyi feshettiğini ileri sürerek, sözleşmenin 7.5 maddesine uygun bir fesih bildiriminde bulunmadığından aylık 10.000 YTL hak ediş tutarı üzerinden 3 katı 30.000 YTL 3 aylık bildirim süresine uyulmadığından 20.000 dolar ile nükleer tıp tedavi odası için yaptığı masraflar toplamı 5750 doların faizi ile ödetilmesini istemiştir. Davalı, davacının hastalara kötü muamelede bulunduğunu ve pek çok hastanın şikayetine maruz kaldıklarını, mesaisine gelmeyerek hastaları ortada bıraktığını, sözleşmenin 6.8 maddesine göre, teslim etmesi gereken serbet meslek makbuzu ile faturaları teslim etmediğini, bu nedenlerle yapılan feshin haklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, yapılan feshin haklı olduğu ancak davacının davalı şirket nezdinde yaptığı harcamalırın haksız 2008/1403-4893 zenginleşme olarak talep edilebileceği kabul edilerek 2.750 YTL harcama bedellerinin faizi ile davalıdan tahsiline, diğer taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı doktor ile davalı şirket arasında yapılan 19.3.2003 tarihli sözleşme ile; davalı şirket nezdinde nükleer tıp tedavi bölümünün kurulması ve işletilmesi ile ilgili hükümlerin, taraflara ait yükümlülüklerin ve ücret ödemeye ilişkin koşulların ve sözleşmenin feshine ilişkin düzenlemelerin kararlaştırıldığı, davalının davacıya gönderdiği 22.8.2003 tarihli ihtar ile "... kanununun 25/2 maddesi gereğince sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır. Davacı yapılan feshin haksız olduğundan bahisle eldeki bu davayı açmıştır. Davalı da feshe ilişkin yanlış metnin gönderildiğini, davacının hastalara kötü ve ihmalli davrandığını, mesaisine uymadığını, makbuz ve fatura kesip ibraz etmediğini bu medenle yapılan feshin haklı olduğunu savunmuştur. Mahkemece,sözleşmenin 6.8 maddesi gereğince davacının fatura ve makbuz keserek davalıya teslim etmediğinden sözleşmeyi ihlal ettiği bu nedenle sadece davalı nezdinde yaptırdığı tadilatlar nedeni ile harcanan bedeli isteyebileceği başkaca talep hakının bulunmadığı açıklanarak karar verilmiştir. Sözleşmenin 6.8 maddesinde "Dr. ...'a yapılacak ödemelerin tahakkuku ile ilgili hizmet bedellerinin hasta veya kurumdan tahsilinden sonra aylık olarak yapılacak ve tahsilat tarihinden sonraki ayın 15'inde Dr. Cumali Aktolun'un keseceği serbest meslek makbuzu veya fatura mukabilinde yukarıda hesaplanan rakamlar üzerine KDV eklenerek Memorial tarafından ödenecektir" denildikten sonra, 7.2 maddesinde de" tarafların bu sözleşmede zikredilen herhangi bir yükümlülüğe yazılı uyarıya rağmen uymaması haklı fesih sebebi olup, tazminat hakları ayrıca saklıdır" hükmü getirilmiştir. Davacının aynı sözleşme nedeni ile davalının hiçbir ücret ödemesinde bulunmadığından bahisle, sözleşmenin başlangıcından itibaren Ağustos 2003 tarihine kadar olan ücretlerinin toplamı 26.000 YTL'nin tahsiline ilişkin yaptığı icra takibine itiraz nedeni ile açtığı itirazın iptali davasında, mahkemece 8.12.2005 tarihinde toplam 23.274 YTL üzerinden itirazın iptaline karar verildiği ve Yargıtay aşamasından geçerek kesinleştiği incelenen dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Bu davada da davalı, aynı savunmada bulunmuş, davacı doktorun serbet meslek makbuzu ve fatura kesip ibraz etmediğinden ödeme yapılmadığını ileri sürmüştür. Serbest meslek kazancı bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar olup, VUK'nun 236. maddesine göre de, serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbet meslek makbuzu tanzim etmek ve bir müshasını müşteriye vermek, müşteri de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetindedir. Aslında sözleşmenin 6.8 maddesi de bu hükmü içermektedir. Serbest meslek makbuzunun tahsilat anında kesileceği yasa hükmü olmasına ve yukarıda açıklanan ve kesinleşen mahkeme kararında da irdelenen duruma göre, davacının ancak tahsilat anında kesmek zorunda olduğu makbuzun kesilmediğinden bahisle sözleşmenin feshedilmesi haklı fesih olarak kabul edilemez. Bu durumda, taraflardan birinin haklı sebep olmaksızın sözleşmeyi feshi halinde talep haklarının neler olabileceğine ilişkin olarak kararlaştırılan sözleşmenin 7.5 maddesindeki hükümler değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanın nedenlerle, temyiz edilen kararın davacı yarına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 7.4.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.