13. Hukuk Dairesi 2007/12559 E. 2008/902 K. — Yargıtay Kararı
13. Hukuk Dairesi 2007/12559 Esas 2008/902 Karar 28.01.2008
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/12559 E., 2008/902 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı ... hakkındaki davanın kabulüle, diğer davalı ... yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... gelmiş, davacı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalılardan ... ... ile 13 yıl birlikte yaşadıklarını, kendisine ait arsa üzerine ev yaparken malzeme alımında kullanılmak üzere davalı ...’e imzalı boş senetler ve ayrıca bir miktar para verdiğini, davalı ...’in malzemeleri verdiği parayla almasına rağmen senetleri imha ettiğini belirterek senetleri vermediğini, davalı ...’in akabinde bu senetlerden iki tanesini doldurarak diğer davalı avukat ... ... vasıtasıyla icra takibine koyduğunu, davalı ... ile aralarındaki sorunu halletmek için ... ile 2.6.2004 tarihli protokol yaptıklarını, buna rağmen davalı avukat ... ...’ın avukatlık ücreti alacağından dolayı kendisi aleyhine icra takibi yaparak 11.482.730.000 Tl.nı bankada bulunan parasına haciz koyarak tahsil ettiğini, davalı ...’ın kendisinin avukatı olmadığını ileri sürerek davalılar nezdinde bulunan tüm senetlerin bedelsiz ve geçersiz olduklarının tesbitini, icra dosyasından tahsil edilen 11.482.730.000 TL.nın tahsilini istemiştir. Davalılar, ... 3. İcra Müdürlüğünün 2004/17718 sayılı takip dosyasında davalı ...’in taraf olmadığını, davacının iddialarının yazılı delille ispatının gerektiğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davalı ...’ın senedin davacı tarafça yasal olarak ödenmesi gereken avukatlık ücreti ile tapu devrinden kaynaklanan işlemler nedeniyle oluşan avukatlık ücretinden dolayı verildiğini savunmasına rağmen davacı ve davalı ...’in davalı ...’ın bulunduğu ortamda aralarındaki ihtilafı çözmek için 2.6.2004 tarihli protokolü düzenledikleri, protokolde dava ve takibe konu olan ve olmayan tüm senetlerden bahsedildiği, ...’a verilecek avukatlık ücreti ve buna dair senetten protokolde bahsedilmediği, böyle bir avukatlık ücretinin protokole yazılmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle 11.482,73 YTl.ının davalı ...’dan tahsiline, davalı ...’in icra dosyasında taraf olmaması nedeniyle ... hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiş hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacı bu davada, davalı avukat ... tarafından takibe konu edilen senedin diğer davalı ...’e verilen senetlerden birisi olduğunu, bu senetler ile ilgili ihtilafın 2.6.2004 tarihli protokolle çözümlendiğini, buna rağmen davaya konu senedin doldurularak takibe konulduğunu iddia etmiştir. Davalı ... tarafından ... 3. İcra Müdürlüğünün 2004/17718 esas sayılı icra takibine konu edilen bononun 2.6.2004 tanzim, 2.9.2004 vadeli olup, avukatlık ücreti kaydını içerdiği, davacının borçlu davalı ...’ın alacaklı olduğu ve bedelin 10.000.000.000 TL. olarak kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Davalı ... bononun, davacı aleyhine ... vekili olarak yaptığı icra takiplerinden ve davalardan kaynaklanan avukatlık ücreti ile davacıya ait taşınmazın devir işlemlerinden kaynaklanan avukatlık ücretine karşılık verildiğini savunmuştur. Gerçekten de davalı ...’ın diğer davalı ...’in vekil olarak davacı aleyhine icra takipleri yaptığı ve davacının kendisine ait 366 parsel numaralı taşınmazla ilgili işlemleri yapması için davalı ...’ı 2.6.2004 tarihinde vekil tayin ettiği anlaşılmaktadır. 2.6.2004 tarihli protokol davacı ile davalı ... arasında düzenlenmiş olup, davalı ... ise protokolü şahit olarak imzalamıştır. Bu itibarla protokolün davalı ... aleyhine yorumlanması olanaksız olduğu gibi davaya konu 2.9.2004 vadeli 10.000.000.000 Tl. bedelli bononun protokolde yer almamış olması da davalı aleyhine yorumlanamaz. Davalı icra takibinde yazılı belgeye dayandığına göre davacının da bu belgenin aksini yazılı delille ispat etmesi gerekir. Davalı avukat ...’ın avukatlık ücretinin kendisinin taraf olmadığı protokolde yer almamış olması da davacıyı bu ispat külfetinden kurtarmaz. Yukarıda yer alan hususlar ve dava dosyası bir bütün halinde incelendiğinde davacının davasını yasal delilerle ispatlayamadığının kabulü gerekli olup, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi zorunludur. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalılar yararına BOZULMASINA,500 YTL. duruşma avukatlık parasınnı davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 28.1.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.