13. Hukuk Dairesi 2006/7182 E. 2006/10452 K. — Yargıtay Kararı
13. Hukuk Dairesi 2006/7182 Esas 2006/10452 Karar 26.06.2006
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/7182 E., 2006/10452 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün asli müdahil ... ve davacılar avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ..., davalı vekili avumat ... ile davacı ... ve vekili avukat ..., diğer davacı vekili avukat ... gelmiş diğer davalı Karayolları tarafından gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ..., daval ... mirasçılarının 18.2.2002 tarihli düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi ile murislerinden intikalen gelen taşınmazlardaki hisselerini kendisine satmayı vaad ve taahhüt ettiklerini ve bedelini peşin ödediğini, satışı vaad edilen taşınmazların diğer davalı Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırıldığını, tezyid-i bedel davası sonunda kamulaştırma bedelinin artırılmasına karar verildiğini belirterek artırılan kamulaştırma bedelinin işlemiş ve işleyecek tüm yasal faizleri ile birlikte kendisine ödenmesini istemiştir. Müdahil ... ise , 27.9.2000 tarihli temliknamede temlik alanların kendisi ve davacı ... olduğunu belirterek artırılan kamulaştırma bedelinin eşit paylarla kendisine ve davacı ...’e ödenmesini talep etmiştir.
Yargılama aşamasında ... müdahele dilekçesi vererek, kendisinin avukat olup ... mirasçılarının açtığı tezyid_i bedel davasında ... mirasçılarının vekili olarak görev yaptığını, davanın lehe sonuçlanıp artırılan bedelin ... mirasçıları adına bankaya yatırıldığını, avukatlık ücretinin tahsili için ... mirasçıları aleyhine yaptığı icra takibinin kesinleştiğini, vekalet ücret alacağının rüçhanlı alacak olduğunu ileri sürerek tezyidi bedel davası sonunda hükmedilen miktardan kendisine vekalet ücretinin ödenmesini istemiştir. Davalılar davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece Karayolları hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddien, Avukat ... (Türk)ın talebinin reddine, icra takibi yapmakla muhteriyetine, davacı ... ve müdahil davacı ...’in hak sahipliklerinin kabulüne, kamulaştırma bedelinin getirileri ile birlikte kendilerine ödenmesine karar verilmiş; hüküm, asli müdahil ... ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asli müdahil ... hakkındaki hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir. 2-Tüm dosya kapsamından, 18.2.2002 tarihli satış vaadine ve taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu olan taşınmazların 1991 ve 1992 yıllarında Karayolları idaresince kamulaştırıldığı anlaşılmaktadır. Kamulaştırma ile taşınmazların mülkiyeti kamulaştırmayı yapan kuruma geçmiştir. Davacı ...’in davasına dayanak yaptığı 18.2.2002 tarihli sözleşme, taşınmazların kamulaştırılmasından sonra düzenlendiği için satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağı kalmadığı gibi kamulaştırma kanununun 31/b maddesinde yer alan “kamulaştırma kararının tebliğinden sonra taşınmaz malın başkasına devir ve ferağ veya temliki yapılamaz" hükmü uyarınca kamulaştırma kararından sonra yapılan 18.2.2002 tarihli satış vaadi sözleşmesi geçersizdir. Davacı ... bu davada münhasıran satış vaadi sözleşmesine dayanmakta olup,davalılar adına bankaya bloke edilen kamulaştırma parasının tahsilini istediği ve dayandığı satış vaadi sözleşmesi geçersiz olduğu için kamulaştırma bedeli üzerinde her hangi bir talep hakkına sahip değildir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek davacı ...’in davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
3-Müdahil ... davaya müdahil olarak katıldığı dilekçe ile 27.9.2000 tarihli temlik sözleşmesi dayanak göstererek talepte bulunmuştur. Ne var ki az yukarıda iki numaralı bentte açıkladığı üzere kamulaştırma yasasının 31/b maddesi uyarınca kamulaştırma işleminden sonra temlikname düzenlendiği için temlikname geçersiz olduğu gibi 2002/118 sayılı dava dosyasında da 27.9.2000 tarihli temliknamenin geçersiz olduğu belirlenmiştir. Bu durumda müdahil ...’in temliknameye dayanarak kamulaştırma bedeli üzerinde hak talebinde bulunması olanaklı değildir. Mahkemece, değinilen bu hususlar gözardı edilerek müdahil ...’in davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir. 4-2 ve 3 numaralı bentlerdeki bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle müdahil ...’ın temyiz isteminin reddi ile hakkındaki hükmün ONANMASINA, 2 ve 3. numaralı bentler uyarınca temyiz olunan hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, 4 numaralı bent uyarınca davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 450 YTL. duruşma avukatlık parasının davacılardan alınarak davalılara ödemesine, 26.6.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.