13. Hukuk Dairesi 2006/4973 E. 2006/8105 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

13. Hukuk Dairesi 2006/4973 E. 2006/8105 K. — Yargıtay Kararı

13. Hukuk Dairesi 2006/4973 Esas 2006/8105 Karar 18.05.2006
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/4973 E.,  2006/8105 K.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı müteahhit firmanın kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince inşa ettiği binadan bir daire almak üzere harici sözleşme düzenlediklerini, kendisine satılan dairenin bedelinin, firmaya davalılar tarafından yapılacak 950 m2 doğrama kapı ve mutfak dolapları karşılığında ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bu daire için davalılar ... ve ... ...’e çeşitli tarihlerde 350.000.000 TL ödediğini, ancak dairenin teslim edilmediğini ileri sürerek fazlası saklı 10.000.000.000 TL’nin tahsilini istemiştir.
Davalılardan ... ... daire satımı ve para tahsili ile ilgisinin bulunmadığını bildirmiş, diğer davalı ... ... ise davalı ... İnş. Ltd.Şti’nin inşa ettiği binanın doğrama işlerini yapmayı üstlendiği, yaptığı ... bedelinin ödenmemesi üzerine şirketin davacıya sattığı daire bedelinin kendisine ödenmesi konusunda anlaşıldığını, daireyi şirketin sattığını, kendisinin sözleşmeyi tanık olarak imzaladığını, davacıdan çeşitli tarihlere 250.000.000 TL aldığını, şirkete yaptığı ... bedeli karşılığında şirketin davacıdan olan alacağını tahsil ettiğini savunarak davanın reddini dilemiş, ... Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacının dava konusu daireyi davalı şirketten haricen satın aldığı, diğer davalılarla davacı arasında satım ilişkisi bulunmadığı, davacının daire karşılığı şirkete borçlandığı bedeli davalı ...’e ödediği, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Bir davada ileri sürülen maddi olayların ve sözleşmelerin hukuki nitelendirmesini yapmak, uygulanacak hukuk kaidelerini bulmak ve uygulamak hakimin doğrudan görevidir.(HUMK.mad.76) Davacı, davalı şirketin yaptığı binadan daire almak üzere sözleşme yaptıklarını, daire bedelini davalı ...’e ödediği halde dairenin teslim edilmediğini ileri sürmüş, mahkemece davacının dava konusu daireyi davalı şirketten haricen satın aldığı kabul edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan ... veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan ... yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davalı (satıcı) ... İnş. Ltd.Şti’nin, davacıya (alıcı), dava dışı arsa sahipleri ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince müteahhit firmaya kalacağı belirlenen mesken nitelikli bağımsız bölümü haricen sattığı, müteahhidin sözleşme gereğince kendisine kalacak daireleri satışı haricen de yapılmış olsa alacağın temliki hükümlerinde olup geçerli bulunduğu, bu itibarla taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre ve diğer davalılar hakkındaki davanın da satıcı müteahhide teban aynı yerde görülmesi gerekmesine göre, davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın (1) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, (2) nolu bentte gösterilen nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.5.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın