13. Hukuk Dairesi 2006/4856 E. 2006/8244 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

13. Hukuk Dairesi 2006/4856 E. 2006/8244 K. — Yargıtay Kararı

13. Hukuk Dairesi 2006/4856 Esas 2006/8244 Karar 22.05.2006
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/4856 E.,  2006/8244 K.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın husumet nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, hayvan pazarında davalıya iki adet hayvanı pazarlık sonucu 2.100.000.000 TL bedelle sattığını, 100.000.000 TL peşin ödeyen davalının bakiye miktarı köyde vereceğini söylediğini, birlikte köye gitmelerine rağmen davalının bakiye parayı vermediğini ileri sürerek 2.000.000.000 TL’nın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, duruşma esnasındaki beyanında, davacıdan iki adet hayvan satın alıp 100.000.000 TL’nın pazar yerinde verdiğini, bakiye 2.000.000.000 TL’nı ise dava dışı ...’nın davacının adamı olan şahsa verdiğini, hayvanları davacı ile dava dışı şahsın birlikte kendisine sattıklarını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının hayvanları dava dışı ... adına aldığını, davalının vekil sıfatıyla hareket ettiği davalıya husumet yöneltilmeyeceği gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki bu davada davalıya hayvan sattığını, ancak bakiye bedelin ödenmediğini ileri sürerek bakiye satım bedeli 2.000.000.000 TL’nın tahsilini istemektedir. Davalı ise duruşmadaki beyanında davacıdan iki adet hayvan aldığını, 100.000.000 TL’nı Pazar yerinde ödediğini, bakiye 2.000.000.000 TL’nın ise köyde dava dışı ... tarafından davacıya ödendiğini savunarak ödeme defiinde bulunmuştur. Davalının duruşmadaki bu beyanı kendisini bağlar. Bu itibarla, dava dışı ...’nın, davacının hayvanları kendi adına aldığına dair beyanı sonuca etkili olmadığı gibi, davacıyıda bağlayıcı nitelikte değildir. Açıklanan bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalıya husumet yönetilmesinin doğru olduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek işin esasına girilip, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, husumet yokluğu nedeniyle yazılı şekilde hüküm oluşturulması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.5.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın