13. Ceza Dairesi 2016/7756 E. 2017/13523 K. — Yargıtay Kararı
13. Ceza Dairesi 2016/7756 Esas 2017/13523 Karar 27.11.2017
13. Ceza Dairesi 2016/7756 E., 2017/13523 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme 6136 sayılı kanuna muhalefet HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I) Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; 6352 sayılı yasanın 100. maddesi ile CMK'nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, sanığa yüklenen yargılama giderinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması nedeniyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılması gerektiği ve 6136 sayılı kanuna aykırılıktan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesine yer verilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de; bahsedilen hususlar infaz aşamasında re'sen gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. Sanığın temyiz dışı sanık ... ile baştan itibaren fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiği olayda, iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçundan sanık hakkında tayin olunan cezada 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-İş yeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerde; Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1.fıkra (b) bendinde düzenlenen "seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına" hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu, 2-5275 sayılı Yasanın 108/4-5-6. maddesi uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverilme kararını verecek olan hakime ait olduğu düşünülmeden, tekerrür uygulamalarında infazı kısıtlayacak biçimde denetimli serbestlik sürelerinin 1 yıl olarak belirlenmesi, 3-6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümde, 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 81. maddesi ile 5275 sayılı Yasanın 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklinde düzenleme yapıldığı dikkate alındığında, sanık hakkında hükmedilen 400 TL. adli para cezasının ödenmemesi durumunda, hapse çevrilemeyeceğinde yasal zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASI, işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hüküm fıkralarından "TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin" çıkartılarak, yerlerine "Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından kaşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına" cümlesinin eklenmesi; hükümlerde 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerinden “1 yıllık” kelimelerinin çıkartılması; 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümden “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine” ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanık ...'ın ve suç arkadaşı diğer sanık ...'ın hırsızlık yapmak için girdikleri katılana ait işyerinin içerisinde olay yerine gelen polisler tarafından yakalandıkları, katılanın "200 TL kadar parasının çalındığını" söylediği, sanık ...'in üzerinde 195 TL para bulunduğu, diğer sanık ...'ın üzerinde para bulunmadığının tespit edildiği; iki sanığın ifadelerinde "eylemden önce bir arkadaşları ile birlikte içki içtiklerini, daha sonra bu şahsın yanlarından ayrıldığını, kendilerinin hırsızlık yapmak için işyerine girdiklerini" beyan ettikleri dikkate alındığında; her iki sanığın olay yerinde yakalandıkları anlaşılıp kabul edildiğine göre, hırsızlık suçunun ne şekilde "teşebbüs aşamasında kalmayıp, tamamlandığının kabul edildiğine" ilişkin delillerin hükmün gerekçesinde tartışmasız bırakılması, 2-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1.fıkra (b) bendinde düzenlenen "seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına" hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu, 3-5275 sayılı Yasanın 108/4-5-6. maddesi uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverilme kararını verecek olan hakime ait olduğu düşünülmeden, tekerrür uygulamalarında infazı kısıtlayacak biçimde denetimli serbestlik sürelerinin 1 yıl olarak belirlenmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 1412 Sayılı CMUK'nun 326/son. maddesi gereği ceza süresi yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 27/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.