13. Ceza Dairesi 2011/7698 E. 2012/4954 K. — Yargıtay Kararı
13. Ceza Dairesi 2011/7698 Esas 2012/4954 Karar 05.03.2012
(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2011/7698 E., 2012/4954 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin sanığın silinme koşulları oluşmamış kasıtlı bir suçtan hükümlülüğünün bulunması nedeniyle uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, 5237 sayılı TCK'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 491, 492 ve 493 maddelerinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu; işyerinin kapısının kilidini tornavida ile zorlamak suretiyle kırarak hırsızlık yapması eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Yasanın 116/2 ve 151/1 maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu ve bu suçlar yönünden müştekinin şikayetçi olduğu da değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasa ile uygulama yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Dosya kapsamına göre müştekinin işyerini 21:30'da kapatıp 07:00'de açtığını beyan etmesi, sanığın savunmasında 06:00 civarında Urla İlçesinde dolaştıktan sonra eylemi gerçekleştirdiğini beyan etmesi karşısında, hırsızlık eyleminin gece sayılan zaman dilimi içerisinde gerçekleştiği kesin olarak belli olmaması nedeniyle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık eyleminin gündüz vakti işlendiğinin kabulü ile hüküm kurulması gerekirken, 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesince artırım yapılıp yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında fazla ceza tayin edilmiş olması, 3- 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakma müeyyidesinin cezanın infazı süresince uygulanarak hüküm kurulduğu anlaşıldığından aynı maddenin ikinci ve üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, 4- Karar başlığında suç yeri belirtilmemek suretiyle CMK 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, 05.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.