12. Hukuk Dairesi 2013/16707 E. 2013/25504 K. — Yargıtay Kararı
12. Hukuk Dairesi 2013/16707 Esas 2013/25504 Karar 08.07.2013
12. Hukuk Dairesi 2013/16707 E., 2013/25504 K.
ESAS NO : 2013/16707 KARAR NO : 2013/25504
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : 6100 Sayılı HMK'nun 90. ve 94. maddeleri mahkemeye ve taraflara belli işlemleri, belli edilen sürelerde yapması için sınırlamalar getirmiştir. Bu sürelerin bir kısmı yasa metninde yer almış, bir kısmı ise hakimin takdirine bırakılmıştır. Süre tayini hakimin taktirine bırakılan hallerde yapılacak işlemin niteliğine göre makul bir süre belirlenmelidir. Hakimin verdiği ve kesin olduğunu belirttiği sürede, taraf, belirtilen işlemi mutlaka yapmalıdır. Sürenin bitiminden sonra belirtilen işlemin yapılması mümkün değildir. Şayet yapılmamış ise taraf bu konudaki hakkını kaybeder. Hakkın zayi olması gibi ağır bir müeyyideye bağlanan kesin sürenin hukuki sonuç doğurabilmesi için yapılması gereken işlemler ve ne kadarlık sürede yapılacağı açık ve tam olarak belirtilmesi gerektiği gibi bunların yapılmamasının doğuracağı sonuçların da açıklanması ve tarafların uyarılması gerekir. (HGK'nun 21.09.1983 tarih ve 14/3447-825 sayılı kararı.) Somut olayda, mahkemece, 18.04.2013 tarihli duruşmaya davacı borçlu vekili olduğunu beyan ederek katılan Av. E.S.K."ya yetki belgesini sunması için 2 haftalık kesin süre verilmiş, takip eden 18.04.2013 tarihli oturumda da, davacı vekilince usulüne uygun onaylı yetki belgesi ibraz edilmediğinden bahisle HMK 77/1 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere; mahkemenin davanın reddine dayanak aldığı, borçlu vekiline verilen kesin süreye ilişkin ara kararında, belirtilen sürede ara karar gereğinin yerine getirilmemesinin sonuçlarının açıklanmadığı görülmektedir. Kesin sürenin sonuç doğurabilmesi için yerine getirilmemesinin sonuçlarının da açıklanması ve ilgilinin uyarılması gerekir. Aksi halde usulüne uygun olarak verilmiş kesin mehilden söz edilemez. (Hukuk Genel Kurulu'nun 12.12.2012 tarih ve 2012/9-1202-1218 E.- K. sayılı ilamı). Somut olayda borçlu vekilinin kesin mehile uymamasının sonuçları konusunda uyarılmadığı görülmüştür. O halde mahkemece borçluya usulüne uygun süre verilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/07/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.