12. Hukuk Dairesi 2011/9362 E. 2011/26801 K. — Yargıtay Kararı
12. Hukuk Dairesi 2011/9362 Esas 2011/26801 Karar 06.12.2011
12. Hukuk Dairesi 2011/9362 E., 2011/26801 K.
MAHKEMESİ : Kayseri 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 21/02/2011 NUMARASI : 2011/87-2011/139 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : İİK.nun 149.madde hükmüne göre; "icra müdürü, ibraz edilen ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri gönderir." Somut olayda, kredi borçlusu İlyas ... Gıda San ve Tic. Ltd. Şti ile ipotek veren İlhan B.... hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi başlatıldığı, takip konusu 5.9.2006 tarih ve 16135 nolu ipotek belgesinin incelenmesinde (kredi borçlusu şirket lehine) İ.. B.. tarafından alacaklı banka lehine ipotek tesis edildiği, 25.10.2010 tarihinde başlatılan icra takibinden önceki bir tarihte (31.10.2008'de) ipotekli taşınmazın şikayetçi R. T.'a tapudan satış yoluyla devredildiği görülmektedir. Yukarıda özetlenen İİK.nun 149.madde hükmüne göre; icra takibinin asıl kredi borçlusu (lehine ipotek veren) aleyhine açılması asıldır. Takip sonunda üçüncü kişinin taşınmazın paraya çevrilmesi sözkonusu olduğundan, o kişi hakkında da takip yapılması gerekir. Şu hale göre ipotek veren üçüncü kişi ile asıl borçlu arasında zorunlu takip arkadaşlığı vardır. Öte yandan, Türk Medeni Kanununun 887.maddesi hükmüne göre, ipotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değil ise de, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem asıl borçluya, hemde kendisine yapılmış olmasına bağlıdır. Bu durumda asıl borçlu hakkında koşullarına uygun olarak takip başlatıldığından ipotek veren üçüncü kişiye MK.nun 887.maddesi gereğince ihtar tebliğ ettirilmesi, borç muaccel hale geldikten sonra adı geçen hakkında ayrı bir takip yapılması daha sonra bu takibin ilk takip ile birleştirilmesi konusunda alacaklı vekiline mehil verilmesi, bu istemlerin yerine getirilmemesi halinde ise takibin tümüyle iptaline karar verilmesi gerekir. Somut olayda, şikayetçi hakkında bir muacceliyet ihbarı gönderilmeksizin, süren bir takipte borçlu sıfatıyla icra emri tebliğ edilmek suretiyle takibe dahil edilmesi kamu düzenine aykırı bir durum olduğundan bu husus süreye tabi olmaksızın şikayet konusu yapılabilir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ :Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 06/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.