12. Ceza Dairesi 2023/6220 E. 2024/5040 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

12. Ceza Dairesi 2023/6220 E. 2024/5040 K. — Yargıtay Kararı

12. Ceza Dairesi 2023/6220 Esas 2024/5040 Karar 07.10.2024
12. Ceza Dairesi 2023/6220 E.,  2024/5040 K.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/958 E., 2023/916 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız yargılama, tutukluluk nedeniyle 26.600,77 TL maddi, 900.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminatın reddine, 62.850,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının, vekalet ücretinin 8.970,50 TL olması gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile manevi tazminatın eksik olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; müvekkilin tutuklu kaldığı süre içinde yaptığı harcamalar, ailesinin ceza evinde yaptığı masraflar ve ulaşım giderlerinin maddi tazminat olarak kabul edilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğunu, belirtmiştir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/144 Esas – 2018/248 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini cebren devirmek, Hükümetin görevlerini kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek, darbeye teşebbüs etmek suçundan 21.04.2012-14.06.2013 tarihleri arasında 419 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 30.06.2021 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, gözaltında ve tutukluluk sürelerinin infaz edildiği, başka bir cezasından mahsup edilmediği, derdest dosya bulunmadığı, davacının 1'inci Hv.Kont.Grp.K.lığında görev yaparken 2011 yılında kendi isteği ile emekliye sevk edildiği, davacının ceza infaz kurumunda kaldığı sürede yaptığı masraflar, davacının eşi ve çocuklarının cezaevi ziyaretlerine gidip gelirken yaptıkları yol masrafları nedeniyle uğranılan zararın belgelendirilememesi nedeniyle denetlenen kalemlere ilişkin davacının maddi tazminat isteminin reddine, davacı yönünden uygulanan haksız tutuklama tedbiri ve davacının gerek ağır suçlardan yargılanmış olması, gerek davacının gerekse ailesinin duyduğu elem ve ızdırap ve tazminatın sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vermemesi hususları da nazara alınarak tutukluluk için günlüğü 150,00 TL belirlenerek 419 günün karşılığı olarak manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verildiği ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacının istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin maddi tazminatın kabulüne ve sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir.Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.

Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde çok eksik manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın