12. Ceza Dairesi 2022/9260 E. 2023/3663 K. — Yargıtay Kararı
12. Ceza Dairesi 2022/9260 Esas 2023/3663 Karar 05.10.2023
12. Ceza Dairesi 2022/9260 E., 2023/3663 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/344 E, 2021/240 K SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Aydın 4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2021 tarihli ve 2021/344 Esas, 2021/240 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğinin tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/2 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250/4. maddeleri gereğince 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/6. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 31.03.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 05.08.2022 tarih ve 94660652-105-09-4266-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.10.2022 tarihli ve KYB-2022/112902 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.10.2022 tarihli ve KYB-2022/112902 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"..01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8/1. maddesinde, '' Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır.'' şeklinde yer alan hüküm gözetildiğinde, 1412 sayılı Kanun'un 305/son maddesine göre miktar itibariyle kesin olan adli para cezalarının tekerrür uygulamasına esas alınamayacağı,
1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesinde yer alan "Ceza Mahkemelerinden verilen hükümler temyiz olunabilir. Ancak, onbeş sene ve ondan yukarı hürriyeti bağlayıcı cezalara ait hükümler hiç bir harç ve masrafa tabi olmaksızın Yargıtayca re'sen tetkik olunur. 1. (Değişik: 18/11/1992 - 3842/28 md.) İkimilyar liraya kadar (İkimilyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler,(1) 2.(Değişik: 18/11/1992 - 3842/28 md.) Yukarı sınırı onmilyar lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri,(1) 3. Bu Kanun ile sair kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler, Temyiz olunamaz. Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz..." şeklindeki düzenlemenin Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği tarih olan 20/07/2016 tarihine kadar geçerlilik arz ettiği,
Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesiyle birlikte 20/07/2016 tarihi itibariyle artık 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun istinaf başlıklı 272. maddesinin yürürlük kazanması ile birlikte anılan maddenin ilk halinde 1412 sayılı Kanun'daki gibi kesin olan hükümlerin tekerrüre esas alınamayacağına ilişkin bir düzenleme bulunmaması sebebiyle kesin nitelikteki adli para cezaları tekerrüre esas oluşturabiliyorken, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272. maddesinde yer alan "(1) İlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, onbeş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, bölge adliye mahkemesince re'sen incelenir. (2) Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararlarına karşı da hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir. (3) Ancak; a) (Değişik: 31/3/2011-6217/23 md.) Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine, b) Üst sınırı beşyüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümlerine, c) Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere, Karşı istinaf yoluna başvurulamaz." şeklindeki düzenlemenin son fıkrasına 14/04/2020 tarihinde 7242 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle yapılan değişiklikle eklenen "Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz" şeklindeki cümle gereğince, kesin nitelikteki adli para cezasına dair mahkumiyet hükümlerinin tekerrüre esas alınamayacağının anlaşıldığı nazara alındığında,
Somut olayda, tekerrüre esas alınan sanığa ait adli sicil kaydında bulunan Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/03/2016 tarihli ve 2015/892 esas, 2016/187 sayılı kararıyla verilen 3.000,00 Türk Lirası adlî para cezasının, Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği ve 5271 sayılı Kanun'un istinafa ilişkin hükümlerinin yürürlüğe girdiği 20/07/2016 tarihinden önce verilen kesin nitelikte, doğrudan adli para cezası olduğunun anlaşılması karşısında, tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas alınabilecek nitelikte ilamın da bulunmadığı cihetle, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir..."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1.Alkol veya Uyuşturucu Maddenin Etkisi Altındayken ... Kullanma suçundan hükümlü sanık ... hakkında mahkememizin 2021/344 Esas 2021/240 Karar sayılı kararı ile Alkol veya Uyuşturucu Maddenin Etkisi Altındayken ... Kullanma suçundan 3 ay hapis Cezası ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, bu kararın 31/03/2021 tarihinde kesinleşerek infaza verildiği görülmüştür.
2.Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı Asliye Ceza İlamat Masası'nın 25/05/2021 tarihli 2021/2-5127 İlamat sayılı yazıları ile hükümlü sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/03/2016 tarih, 2015/892 Esas, 2016/187 karar sayılı kararında sanık hakkında 3.000,00 TL doğrudan adli para cezası verildiği, bu para cezasından TCK 'nın 58/6-7 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3.Sanık hakkında hükmedilen 3.000,00 TL'den ibaret adli para cezasının, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu ve aynı maddenin son cümlesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeksizin, adli sicil ve arşiv kaydında tekerrüre esas alınabilecek başkaca mahkûmiyeti bulunmayan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Aydın 4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2021 tarihli, 2021/344 Esas, 2021/240 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2023 tarihinde karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.