12. Ceza Dairesi 2022/7374 E. 2024/920 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

12. Ceza Dairesi 2022/7374 E. 2024/920 K. — Yargıtay Kararı

12. Ceza Dairesi 2022/7374 Esas 2024/920 Karar 29.02.2024
12. Ceza Dairesi 2022/7374 E.,  2024/920 K.

İNCELENEN KARARIN
Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : İstinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak kurulan beraat

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 12100 TL adli para cezasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan beraat karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; ruhsatı bulunmayan yapı ile ilgili iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmaması, yüksek gerilim hattı konusunda öleni bilgilendirmedikleri,bilirkişi raporunda sanıkların tali kusurlu olduğu tespitinin yer almasına rağmen beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanıklar Mustafa ve Yasin'in baba oğul oldukları, Sanık ...'nın Bornova Yaka mahallesinde bulunan 3 katlı ( zemin + 1 - 2) evinin iç ve dış boya badana işlerini babası adına hareket eden diğer sanık ...'in pazarlık usulü ile ölen Mevlüt Bakır ile anlaştığı, ölen Mevlüt'ün olay günü dış boya işlerini yaparken bu evin teras katının hemen yanından geçmekte olan yüksek gerilim hattının, teline elindeki fırçanın alimunyum sapının temas etmesi ile elektrik akımına kapılıp terastan aşağıya düştüğü, bu sebeple genel bir beden travmasına bağlı kemik kırılmaları, beyin kanaması, iç kanama ve vücudundan elektrik akım geçmesine bağlı müşterek etki sonucu öldüğü, elektrik mühendisi, inşaat mühendisi ve iş güvenliği uzmanı keşif ve bilirkişi heyeti raporunda binanın yanından geçen yüksek gerilim hattına dikkat etmeyen ve iletken olmayan bir malzeme yerine iletken saplı boya fırçası kullanan ölen Mevlütün asli kusurlu olduğu, yüksek gerilim hattının binaya yakın olması konusunda gerekli önlemi almayan, ilgili gerilim hattının evinden uzaklaştırılması konusunda gerekli müracaatı yapmayan sanık ...'nın tali kusurlu olduğu, ölen ile bu iş anlaşmasını yapan babası adına hareket eden ve binanın yanından geçen yüksek gerilim hattı ile ilgili ölene gerekli bilgileri verip uyarıları yapmayan sanık ...'in de tali kusurlu olduğu tespitleri yer almış olup; Mahkemece de 3 kişilik bilirkişi heyetinin mütalaası dosya kapsamına uygun görülmüş, sanık ...'nın evinin teras katının hemen yanından geçen yüksek gerilim hattının binaya yakın olması nedeni ile buradan gerilim hattına ulaşımı engelleyecek tedbirler almaması ayrıca ilgili elektrik şirketine hattın tehlike oluşturduğunu bildirip onun kaldırılmasını sağlamaması nedeni ile tali kusurlu olduğu , sanık ...'in hemde sanık ... 'nın Mevlüt Bakır'ın ölümü ile sonuçlanan bu olayda tali kusurlu olduğu, her iki sanığın tali kusurlu olarak taksirle Mevlüt Bakır'ın ölümüne neden olma suçunu işledikleri sabit olduğundan TCK 85/1 maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmaktadır.

2.Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılamada, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucunda, sanık ...' in oğlu olan diğer sanık ...'in boya badana işi yapan ölen Mevlüt Bakır ile Bornova ilçesi Yaka Mahallesinde bulunan evin boyanması konusunda 3.000,00 TL'ye anlaştıkları, olay günü de sanık ...'e ait evde çalışırken evin teras kısmında metal saplı boya fırçasının sapının oradan geçmekte olan yüksek gerilim hattına temas ederek gerçekleşen ölüm olayında sanıklara herhangi bir kusur atfedilemeyeceği gerekçesi ile sanıkların beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE ve KARAR
Sanık ...’in, mülkiyeti babası sanık ...’e ait Bornova’da bulunan binanın iç ve dış cephe boyasını yapması konusunda serbest boyacılıkla geçimini sağlayan ... ile 3.000 TL karşılığında anlaştığı, aralarında yazılı bir sözleşme düzenlemedikleri, ölen ...’ın 14/08/2018 günü saat 17.30 sıralarında 3 katlı binanın teras katından yukarıdan aşağıya doğru sarkarak dış cephenin boyasını yaptığı sırada alüminyum malzemeden yapılmış teleskopik saplı fırçanın binanın yakınından geçen elektrik tellerine temas etmesi üzerine elektrik çarpması neticesi binadan düşerek öldüğü olayda;

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 01.03.2023 tarihli, 2018/12-222 Esas, 2023/118 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere sanık ... ile ölen arasında yapılan sözleşmeye ve beyanlara göre, binanın iç ve dış cephe boyasının yapılması şeklinde belirlenen somut çalışma ilişkisinde, belirli bir süre çalışmanın değil, bir sonucun meydana getirilerek bağımsız bir varlığı değiştirmeye, işlemeye veya biçimlendirmeye yönelik edimin amaçlanmış olması, hizmet sözleşmesinin ayırt edici ve belirleyici özellikleri olan ücret, bağımlılık ve zaman unsurlarının somut iş görme ilişkisinde bulunmaması karşısında, sanık ile ölen arasındaki ilişkinin hizmet sözleşmesine değil eser sözleşmesine dayandığının kabul edilmesi gerektiği, çalışma ilişkisinin eser sözleşmesine dayanması nedeniyle iş sahibi olan sanığın, işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatının gerektirdiği bir önlemin alınmamasından sorumlu tutulamayacağı gibi meydana gelen ölüm olayının da iş kazası olarak nitelendirilemeyeceğinden, kazanın meydana gelmesinde sanıkların kusurunun bulunmadığı, sanıklara kusur yükleyen bilirkişi raporlarının da, somut olayın yukarıda anlatılan gerçekleşme biçimi dikkate alındığında isabetli olmadığı gibi mahkemeyi bağlayıcı niteliğinin de bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnamede sanıkların tali kusurlu olduğu gerekçesiyle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 30.12.2021 tarihli 2021/153- 2021/3014 sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.02.2024 tarihinde karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın