12. Ceza Dairesi 2022/53 E. 2024/176 K. — Yargıtay Kararı
12. Ceza Dairesi 2022/53 Esas 2024/176 Karar 15.01.2024
12. Ceza Dairesi 2022/53 E., 2024/176 K.
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 02.01.2019 HÜKÜM : Düzeltilerek İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı 02.01.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme ve Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçlarından 100 gün gözaltında ve tutuklulukta kaldığını, tutuklanmadan önce hakim olarak görev yaptığını ve tutuklandıktan sonra ihraç edildiğini, yapılan yargılama neticesinde beraat ettiğini ve kararın kesinleştiğini belirterek; haksız koruma tedbirleri nedeniyle 300.000 TL maddi, 1.000.000 TL manevi tazminatın ilk gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini" talep etmiştir.
2.Davalı vekili 16.01.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın yasal süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açılıp açılmadığının mahkemece re’sen incelenmesi gerektiğini, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.
3. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.07.2019 tarihli ve 2019/1 Esas 2019/378 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 16.01.2020 tarihli ve 2019/3601 Esas 2020/111 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.12.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; maddi tazminatın davacının en son olduğu maaşa göre hesaplanması gerekirken asgari ücrete göre yapılmasının hatalı olduğuna ve hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince; Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesi 2018/152 esas, 2018/403 karar sayılı dosyasında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan 11.08.2016-12.08.2016 tarihleri arasında ve 22.09.2016-23.09.2016 tarihleri arasında gözaltında, 23.09.2016-29.12.2016 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda CMK'nın 223/2-e maddesi gereği beraatine karar verildiği, kararın itiraz edilmemesi sonucunda 30.11.2018 tarihinde kesinleştiği, davacının süresinde tazminat davası açtığı, bu suretle davacının 98 gün süre ile gözaltında ve tutuklulukta kaldığı, davacının Adalet Bakanlığı Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde hakim/savcı olarak çalıştığı tespit edilmiş, ilgili kuruma yazılan müzekkereye verilen 01.03.2019 tarihli cevapta davacı ...'ın Ağustos 2016 yılında maaşını tam, eylül ayında ise 1/2 oranda kesinti yapılarak yatırıldığının 2016 ekim ayına ait yapılan maaşı ise HSYK'nın 14.10.2016 tarih, 49561 sayı ve Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünün 14.10.2016 tarih ve 83993637-010.99-21446 sayılı meslekten çıkarma kararları yazılarına istinaden ödenmemiş olup, 14 Ekim 2016 tarihinde hesabından çekildiğinin bildirildiği, davacı tarafından ihraç olduğu 14.10.2016 tarihinden sonraki bir dönem için çalıştığını gösterir herhangi bir delil ibraz edilmediği anlaşıldığından, davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığı 11.08.2016 ve 12.08.2016 tarihlerinde maaşını tam olarak aldığı; ikinci kez gözaltına alındığı tarih olan 22.09.2019 tarihinden 30.09.2016 tarihine kadar olan maaşlarını aldığı dönemin tutuklu kaldığı dönemden çıkarılmasından sonra bakiye kalan 01.10.2016-29.12.2016 tarihlerine ait maddi kaybı ile ilgili itibar edilebilecek bir belge ibraz edilmemesi nedeniyle tutuklulukta kaldığı 2016 yılına ait aylık net asgari ücret rakamlarına göre maddi tazminat hesabı yapıldığı, her ne kadar davacı başvuru dilekçesinde tutuklu kaldığı süre boyunca kendisinin cezaevinde harcama yaptığını, ailesinin de yanına gelip gittiğinde çeşitli harcamalar yaptığını iddia ederek bunların da maddi tazminat miktarına dahil edilmesini talep etmiş ise de cezaevi harcamaları, cezaevi ziyaretçilerinin yol harcamaları vb giderlerinin CMK'nın 141 vd maddeleri kapsamında maddi zarar hesabına dahil edilemeyeceğinden bu talepler reddedildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 3.859,42 TL maddi ve davacının haksız olarak 11/08/2016-12/08/2016 tarihleri arasında gözaltında kaldığı süre ile birlikte 22.09.2016-29.12.2016 tarihinde gözaltında ve tutuklulukta kaldığı sürenin toplamı olarak 98 gün için sosyal ve ekonomik durumu, gözaltında ve tutuklulukta kalmasına neden olan olayın oluş tarzı, suçun niteliği dikkate alınarak zenginleşme sonucu doğurmayacak hak ve nesafet kuralları da dikkate alınarak 8.000 TL manevi tazminatın talep gözetilerek gözaltı tarihi olan 11.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince; mahkemece maddi tazminatın belirlenmesinde usule uygun ve doğru yöntemin uygulandığı, ancak hesaplamanın yanlış yapıldığı, dosyada mevcut Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı İdari İşler Müdürlüğünün 01.03.2019 tarihli yazısı ve ekleri ile davacının 2016 yılı Ağustos maaşının tam, Eylül maaşının ise 1/2 oranında davacıya ödendiği, 2016 Ekim ayına ait maaşının ise Maliye Bakanlığı Muhasebat Müdürlüğünün yazısı ve meslekten çıkarma kararları yazılarına istinaden ödenmediği, 14.10.2016 tarihinde hesabından çekilerek Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğüne iade edildiğinin bildirildiği, en son 2016 yılı Eylül ayı maaşını alan davacının bu maaşı peşin aldığından 14.10.2016 tarihine kadar ki maaşını almış sayılacağı, maddi tazminatın da 14.10.2016 tarihi ile tahliye edildiği 29.12.2016 tarihleri arasındaki sürenin baz alınarak hesaplanması ve yasal faizin de 14.10.2016 tarihinin baz alınarak belirlenmesi gerektiği, buna göre 2016 yılının Ekim ayında 16 gün, Kasım ayında bir ay ve Aralık ayında ise 29 gün tutuklu kalan davacıya; 2016 yılında yürürlükte olan aylık asgari ücretin 1.300,99 TL, günlük net asgari ücretin 43,36 TL oluşu nazara alınarak, (1x1300,99) 1.300,99TL, (45x43,36) 1.951,20 TL olmak üzere toplam 3.252,19 TL maddi tazminat ödenmesi gerektiği halde mahkemece maddi tazminatın fazla belirlenmesi ve davacı lehine manevi tazminat miktarının eksik tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle kararının (1.) fıkrasında yer alan maddi tazminat miktarına ilişkin "3.859,42 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "3.252,19 TL" ibaresinin, faiz tarihine ilişkin olarak da "11.08.2016" ibaresinin çıkarılarak yerine "14.10.2016" ibaresinin, kararın (2.) fıkrasında yer alan manevi tazminat miktarına ilişkin "8.000,00 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "10.000,00 TL" ibaresinin, hükmün vekalet ücretine ilişkin (3.) fıkrasında yer alan "1.423,13 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "1.590,26 TL" ibaresinin eklenmek sureti ile hükmün düzeltilmesine ve başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesi 2018/152 Esas, 2018/403 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan 11.08.2016-12.08.2016 tarihleri arasında 1 gün ve 22.09.2016-23.09.2016 tarihleri arasında gözaltı, 23.09.2016-29.12.2016 tarihleri arasında tutuklu olmak üzere toplam 97 gün gözaltında / tutuklulukta kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 30.11.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; 1.Davacının ihraç edilmesinin idari işlem niteliğinde olup koruma tedbirlerinden kaynaklanmadığı, bu nedenle mahrum kaldığı kazanç kaybı koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına konu edilemeyeceği, dosya kapsamına göre; davacının 11.08.2016-12.08.2016 tarihleri arasında 1 gün göz altında kaldıktan sonra serbest bırakıldığı, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı İdari İşler Müdürlüğünün 01.03.2019 tarihli yazısı ve ekleri ile davacının 2016 yılı Ağustos maaşının tam aldığının anlaşılması karşısında 1 günlük göz altı süresi için maddi zararının bulunmadığı, davacının 31.08.2016 tarihinde ihraç edildikten sonra 22.09.2016 tarihinde yeniden gözaltına alındığı ve 23.09.2016 tarihinde tutuklandığı, 29.12.2016 tarihinde tahliye edildiği anlaşılmakla; davacının maddi zararının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden 22.09.2016- 29.12.2016 tarihleri arasındaki 97 gün için hesaplanarak maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik tazminata hükmedilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması ve davacının 11.08.2016-12.08.2016 tarihleri arasında 1 gün ve 22.09.2016-29.12.2016 tarihleri arasında toplam 97 gün gözaltında / tutuklu kaldığı anlaşılması karşısında; her dönem için ayrı ayrı manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR Gerekçe bölümünün (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 16.01.2020 tarihli ve 2019/3601 Esas 2020/111 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2024 tarihinde karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.