12. Ceza Dairesi 2021/256 E. 2024/6252 K. — Yargıtay Kararı
12. Ceza Dairesi 2021/256 Esas 2024/6252 Karar 06.11.2024
12. Ceza Dairesi 2021/256 E., 2024/6252 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/411 E., 2016/123 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 24.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteminin, kusura ilişkin alınan raporların doğru olmadığı, çelişkilerin bulunduğu, çelişkilerin giderilmesi için yeniden kusura ilişkin bilirkişi raporunun alınmasının gerektiği, trafik levhaların mevzuata uygun dizayn edilmediği, yol hatasından kazanın meydana geldiği, müvekkilinin kusurunun bulunmadığı, maktulün kazada tam kusurlu olduğu, müvekkiline fazla ceza verildiği, müvekkilinin müsnet suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli delilin bulunmadığı, beraatine karar verilmesinin gerektiği, eksik inceleme sonucunda mahkumiyet kararı verildiği, alt sınırın aşılarak ceza verilmesinin doğru olmadığı, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Katılanlar vekilinin temyiz isteminin, kusura ilişkin alınan raporların doğru olmadığı, çelişkilerin bulunduğu, çelişkilerin giderilmesi için yeniden kusura ilişkin bilirkişi raporunun alınmasının gerektiği, sanığın kazada tam kusurlu olduğu, maktulün ve diğer sürücünün kazada kusurunun bulunmadığı, sanığa az ceza verilmesinin ve paraya çevrilmesinin hakkaniyete uygun olmadığı, sanığa daha fazla ceza verilmesinin gerektiği, eksik inceleme sonucunda karar verildiği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 09.08.2015 günü saat 17.00 sıralarında gündüz vakti, iki yönlü, şerit çizgisinin bulunduğu, zeminin asfalt ve kuru olduğu meskun mahal dışında, olay mahallinin tehlikeli virajlı olduğu ve 20 metre mesafede sağa tehlikeli viraj ve sola tehlikeli viraj levhalarının bulunduğu, sanık sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı otomobil ile Sütçüler istikametinden Kemalpaşa istikametine doğru seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde, karşı yön şeridine girmesi (şerit ihlali) ve karşı yönde kendi şeridi içinde seyir halinde olan sürücü ...'un idaresindeki 35 HB 0949 plakalı otomobilin sol ön kısımlarına aracının ön kısımları ile çarpması sonucu ...'ın ölümüyle katılan ...'ın vücudunda ağır (5.) derecede kemik kırığı oluşacak şekilde, katılan ...'un vücudunda ağır (4.) derecede kemik kırığı oluşacak şekilde nitelikli yaralandıkları, katılan ...'un hayati tehlike geçirmeyecek şekilde yaralandıkları trafik kazasının meydana gelmesinde, kaza tespit tutanağında; bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ... ‘ın 2918 sayılı KTK’nın 52/1-a.maddesi uyarınca araçların hızlarını dönemeçlere girerken azaltmamak kuralını uymamak ve 56/1-a.maddesi uyarınca şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak kurallarını ihlal ettiği belirlenmiş, 29.01.2016 tarihli keşfe binaen hazırlanmış dosyada mevcut 01.02.2016 tarihli bilirkişi raporunda; kaza noktasına gelmeden 150m mesafede 30km/s hız tahdit ve sağa tehlikeli viraj levhası bulunduğu tespit edilerek; sanık sürücünün yer zemini geçmenin yasak olduğunu belirten düz kaplama çizgisinde kalarak, kullanmış olduğu aracın hızını yol, hava, görüş ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurması ve yolun virajlı kısmına hızını azaltarak müteyakkız şekilde yaklaşması, karşı yöndeki araç trafiğine ait kısma geçmemesi gerekmekte iken, aracı bulunduğu şerit üzerinde tutma becerisini gösteremeyerek sola doğru yönelerek, karşı yönden gelen araç trafiğine ait kısma geçerek, karşı yönde gelen araçla kafa kafaya çarpışmasıyla karıştığı olayda 2918 sayılı 52/1-a-b ve 84/g.maddelerini ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda asli derecede tamamen kusurlu olduğunun belirlendiği, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 14.03.2016 tarihli adli raporda: sanık sürücü ... idaresindeki otomobil ile seyri sırasında, meskun dışı mahaldeki iki yönlü virajlı yolda seyrederken seyrini aracının teknik özellikleri ve yol-mahal şartlarını dikkate alarak sürdürmediği,olay mahalli virajda karşı yönden gelen araca karşı şerit ihlali yaparak çarptığı anlaşılmış olup; dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle olayda asli derecede kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece, Adli Tıp raporunun oluşa ve dosya kapsamına uygun görülmekle, kazanın meydana geldiği yolda herhangi bir işaretleme eksiği veya yol kusurunun bulunmadığının bildirildiği, sanığın olay mahalli virajda karşı yönden gelen aracı karşı şerit ihlali yaparak asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR 5237 sayılı Kanun'un 61.maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen neticenin ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3/1.maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak, asli kusurlu sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinden, teşdiden hüküm kurulması, oluş ve dosya kapsamına uygun görüldüğünden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, asli ve tam kusurlu olarak bir kişinin ölümüne, şikayetleri devam etmekte olan ikisi ağır derecede kemik kırığı oluşacak şekilde üç kişinin de yaralanmasına sebebiyet veren sanık hakkında temel cezanın 4 yıl hapis cezası olarak belirlenmesinin, işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı, hak, adalet ve nasafet kuralları ile dava dosyası içeriğine uygun olduğu ve Mahkemece 5237 sayılı TCK'nın 50.maddesi uyarınca ''..sanığa verilen hapis cezasının miktarı, taksirli suçlardan oluşu, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu'' şeklindeki yasal ve yeterli gerekçe ile uygulanmasına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu nedenlere dayalı hukuka aykırılık bulunmamış olup, Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2024 tarihinde karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.