12. Ceza Dairesi 2020/8585 E. 2022/5267 K. — Yargıtay Kararı
12. Ceza Dairesi 2020/8585 Esas 2022/5267 Karar 29.06.2022
12. Ceza Dairesi 2020/8585 E., 2022/5267 K.
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Gizliliğin ihlali Hüküm : CMK’nın 223/2-e. maddesi gereğince beraat
Gizliliğin ihlali suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Polis muhabiri olarak çalışan tanık Mesut’un, 18.12.2014 günü öğle saatlerinde, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan 2014/7418 soruşturma numaralı dosya kapsamında Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce “Bilgi Sahibi” sıfatıyla ifadesi alındıktan sonra, aynı haber ajansına bağlı gazeteci arkadaşı olan tanık Büşra ile birlikte daha önce Gebze İlçe Emniyet Müdürü olarak görev yapması nedeniyle tanıdıkları ve halen Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğünde bütçe ve inşaattan sorumlu İl Emniyet Müdür Yardımcısı olarak görev yapan sanık ...’i makamında ziyaret ettikleri esnada, sanığın, tanık Mesut’un elinde görüp, talebi üzerine kendisine verilen 18.12.2014 tarihli ifade tutanağının fotoğrafını, cep telefonu ile çektikten ve ifade tutanağını tanık Mesut’a geri verdikten bir süre sonra, Gebze ilçesinde yayımlanan Demokrat Gebze isimli gazetenin 06.01.2015 tarihli baskısındaki “Kocaeli istihbarat ekibine operasyon hazırlığı, bir kumpas da Gebze polisine” başlıklı haberde, tanık Mesut’un 18.12.2014 tarihli ifade tutanağındaki beyanlarının yer aldığı, böylece sanığın, görevinin sağladığı kolaylıktan yararlanarak, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca gizli olarak yürütülen soruşturmadaki tanık Mesut’a ilişkin ifade tutanağının fotoğrafını çekip, içeriğinin gazetede yayımlanmasını sağlayarak, TCK’nın 285/1-4. madde ve fıkralarında düzenlenen gizliliğin ihlali suçunu işlediği iddiasıyla sanık hakkında kamu davası açıldığı olayda; Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu gerek Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11.04.2000 tarihli ve 65–69, 22.10.2002 tarihli ve 234–366, 04.07.2006 tarihli ve 127–180, 03.05.2011 tarihli ve 155–80, 21.02.2012 tarihli ve 279–55, 15.04.2014 tarihli ve 599-190, 28.03.2017 tarihli ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25.03.2003 tarihli ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında, sanık hakkında adliyeye karşı işlenen gizliliğin ihlali suçundan açılan kamu davasında; sanığa atılı suçun koruduğu hukuki yarar ve niteliği itibariyle şikayetçi Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğünün sanığa yüklenen suçun mağduru olmadığı ve suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşılmakla, katılan sıfatını almayan şikayetçi adına vekili tarafından yapılan temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE, 29.06.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.