12. Ceza Dairesi 2018/4439 E. 2018/8757 K. — Yargıtay Kararı
12. Ceza Dairesi 2018/4439 Esas 2018/8757 Karar 27.09.2018
12. Ceza Dairesi 2018/4439 E., 2018/8757 K.
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile, 2863 sayılı Kanunun 74/2, 5237 sayılı TCK'nın 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, 10/05/2012 tarihli karar ile sanığın, 2863 sayılı Kanunun 74/2, 765 sayılı TCK'nın 59/2, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın itiraz edilmeksizin 30/05/2012 tarihinde kesinleştiği ve belirtilen tarih itibariyle beş yıllık denetim süresi başladığından, 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca dava zamanaşımının durduğu, daha sonra sanığın, 19/01/2015 tarihinde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği sabit kabul edilerek, Keçiborlu Asliye Ceza Mahkemesinin 15/12/2016 tarihli ilamı ile mahkumiyetine hükmedildiği, anılan mahkumiyet hükmünün, istinaf edilmeksizin 03/07/2017 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlendiğinden, anılan suçun işlendiği 19/01/2015 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin işlemeye devam ettiği anlaşılmakla; Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 2863 sayılı Kanunun 74. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi yollamasıyla lehe neticeler doğuran (mülga) 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104/2. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan 09/01/2005 tarihinden itibaren 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının durma süresi de gözetildiğinde, karar tarihinden önce dolduğu halde yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 765 sayılı TCK'nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince davanın DÜŞMESİNE, 27/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.