Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın eksik incelemeye, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-5271 sayılı CMK'nın 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 231. maddesindeki "hükmün açıklanmasının geri bırakılması"na ilişkin düzenlemenin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği; somut olayda, sabıkasız olan ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi talebi bulunan sanığın dosyaya yansıyan zapta geçirilmiş olumsuz davranışları bulunmadığı gözetilmeden mahkemece, hüküm kısmında "Alınan alkol miktarının yoğunluğu, sanığın suç işleme kastı, dosyaya yansıyan tutum ve davranışları dikkate alındığında pişman olduğuna ve yeniden suç işlemeyeceğine dair mahkememizde olumlu bir kanaat oluşmadığından hakkında CMK'nın 231/5 ve devamı maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına" denilmesine rağmen, gerekçeli kararda "İşlenen suçun özellikleri, sanığın kamu güvenliği açısından oluşturduğu tehlike, ülkemizde alkollü araç kullanmanın çağdaş batılı devletlerin aksine alışkanlık haline getirildiği, bu tarz bir davranışa hiç bir medeni ülkede müsamaha edilmediği, alkol miktarı dikkate alınarak hakkında CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına" şeklinde dosya içeriğine uygun olmayan çelişkili ve yasal olmayan gerekçeye dayanılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi 2-Trafik ekiplerince yapılan yol kontrolünde durdurulan ve 1,26 promil alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sanık hakkında, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken; 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi gözönüne alınarak suçun işleniş biçimi, meydana gelen netice nazara alınmak suretiyle adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun makul bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek sanığa fazla ceza tayini, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.