Taksirle yaralama suçundan sanık ...'ın beraatine, sanık ...'ın mahkumiyetine ilişkin hükümler, katılan vekili ve sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık ... hakkındaki beraat hükmüne yönelik temyiz incelemesinde; Yapılan yargılama sonunda yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmadığı gerekçesi gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin kusur durumuna ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle beraata ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, Sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyiz incelemesine gelince; Tüm dosya kapsamından, katılana sağ testiküler ağrı, sağ epididim kisti ön tanısı ile spinal+genel anestesi altında sağ epididim kisti eksizyonu yapıldığı, ameliyat sonrası ağrılarının devam etmesi üzerine sanık ...'ın gözetim ve talimatı ile sağlık memuru olan sanık ... tarafından kalçadan ağrı kesici yapıldığı, katılanda sağ kruris atrofik, sağ ayakta stepaj, sağ ayak bileği dorsafleksiyon kas gücü 0/5, sağda peroneal duysal alanda duyu kusuru saptandığı ve parmak ucunda yürüyebileceğinin tespit edildiği, olaydan sonra sağ uyluk MR grafisi çekildiği, Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulunca düzenlenen 08/05/2009 tarihli raporda, enjeksiyonun yanlış yere yapıldığına dair tıbbi bir kaydın bulunmadığı ve komplikasyon olarak kabul edildiği, olayla ilgili görülmekte olan tazminat davasında Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesince aldırılan 19.04.2011 tarihli bilirkişi kurulu raporunda katılana yapılan enjeksiyonun tıp kurallarına uygun olduğu, meydana gelen maluliyetin komplikasyon niteliğinde olduğunun belirtildiği, Yüksek Sağlık Şurası'nın 15-16 Eylül 2011 tarihli raporunda ise, uygulama sonrası erken evrede yapılan MR incelemesi ile siyatik sinirde hasar saptanmış olmasından enjeksiyonun kusurlu uygulandığı belirtilmesi karşısında; sanığa atfedilecek kusurun tartışmayı gerektirmeyecek şekilde kesin bir biçimde saptanması, sanığın yaptığı enjeksiyon uygulaması sırasında hata yapıp yapmadığı, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, sanığın olay nedeniyle tıbbi açıdan kusurlu bulunup bulunmadığının tespitine ilişkin olarak, önceki raporlarda irdelenecek şekilde her türlü şüpheden uzak biçimde saptanması için Adli Tıp Genel Kurulu'ndan rapor alınmasından sonra, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 11.02.2014 tarihinde oyçukluğuyla karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.