12. Ceza Dairesi 2013/3824 E. 2013/26640 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

12. Ceza Dairesi 2013/3824 E. 2013/26640 K. — Yargıtay Kararı

12. Ceza Dairesi 2013/3824 Esas 2013/26640 Karar 25.11.2013
12. Ceza Dairesi 2013/3824 E.,  2013/26640 K.

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 67/1, 75, TCK'nın 53/1-a-b-c-d-e maddeleri gereğince mahkumiyet

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suçtan zarar gören “Kültür ve Turizm Bakanlığı” adına davaya katılma talebinde bulunulduğu ve yapılan talebe atfen şikayetçi kurumun katılan olarak kabulüne karar verildiği gözetilmeksizin, gerekçeli karar başlığında “Denizli Kültür ve Turizm İl Müze Müdürlüğü”nün katılan olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Dosya kapsamına göre; kolluk kuvvetleri tarafından yapılan istihbari çalışmalar neticesinde, sanığın tarihi eser kaçakçılığı yaptığı ve tarihi eserlere müşteri aradığı yönünde bilgi edinilmesi üzerine, usulüne uygun arama kararına istinaden 03.09.2009 günü gündüz vakti sanığın evinde yapılan aramada, 1 adet Roma dönemine ait bronz sikke, 21 adet gümüş sikke, 3 adet alçı sikke kalıbı, 1 adet demir metal objenin ele geçirildiği, soruşturma aşamasında düzenlenen müze araştırmacısı ve arkeolog imzalı 03.09.2009 tarihli müze bilirkişi değerlendirme raporunda, ele geçirilen 1 adet Roma dönemine ait bronz sikkenin, 2863 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, yıpranma ve oksitlenmeden dolayı müzelik özelliğini kaybettiği, ileride araştırmacıların yararlanması için müze müdürlüğünde saklanmasının uygun olacağı, 21 adet gümüş sikkenin, 2863 sayılı Kanun kapsamı dışında kaldığı; ancak, orijinal sikkelere benzer şekilde yapılmaları nedeniyle daha sonraki dönemlerde dolandırıcılık suçuna konu olabileceklerinden iade edilmeyip, imha edilmesi gerektiği, 3 adet alçı sikke kalıbının, orijinal sikkelerden çıkarılmış olup, sahte sikke basmak amacıyla kullanılabileceğinden iade edilmemesinin uygun olacağı, 1 adet demir metal objenin ise 2863 sayılı Kanun kapsamı dışında kaldığı görüşlerine yer verildiği, kovuşturma aşamasında, Pamukkale Üniversitesi arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup üç öğretim üyesi refakatinde Denizli Müze Müdürlüğüne gidilerek icra edilen 24.03.2011 tarihli keşif sonucu hazırlanan 05.04.2011 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, ele geçirilen 1 adet Roma dönemine ait bronz sikkenin, 2863 sayılı Kanunun 23. maddesi kapsamında müzede tasnif ve tescile tabi teşhirlik nitelikte eser olduğunun belirtildiği, sanığın savunmasında, geçmişte tarihi eser kaçakçılığı yaptığını; ancak, halen dedektör satışı ve televizyon tamiri işiyle uğraştığını, evinde ele geçirilen 1 adet Roma dönemine ait bronz sikkenin, tarihi eser niteliği bulunmadığı gibi, kendisine de ait olmadığını, dedektör denemek maksadıyla yanına gelen Hüseyin Kaya isimli bir müşterisinin beraberinde getirdiği bu sikkeyi evinde unutup gittiğini, ertesi gün de kolluk görevlilerince evinde arama yapıldığında bu sikkenin ele geçirildiğini, diğer 21 adet gümüş sikkeyi ise pazar yerinden
satın aldığını ve bu sikkeleri dedektör satarken müşterinin önünde deneme amaçlı kullandığını beyan ettiği anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Dosya kapsamında mevcut 05.04.2011 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, sanığın evinde ele geçirilen ve adli emanete alınan 21 adet gümüş sikke, 3 adet alçı sikke kalıbı, 1 adet demir metal objenin, 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlıkları olup olmadıklarına dair bir incelemede bulunulmadığı anlaşılmakla, anılan raporu hazırlayan bilirkişi heyetinden bu konuda ek rapor alınıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, davanın tarafı konumundaki Müze Müdürlüğü görevlilerince soruşturma aşamasında düzenlenen rapora dayalı olarak, anılan varlıkların 2863 sayılı Kanun kapsamında bulunmadığından bahisle sanığa iadesine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de:
1- Sanığın evinde bulunan ve 2863 sayılı Kanun kapsamında tescil ve tasnife tabi olduğu anlaşılan 1 adet Roma dönemine ait bronz sikkenin ticaretini yapacağına dair delil elde edilmemesi ve 2863 sayılı Kanunun 67/1. maddesinde tanımlanan ihbar yükümlülüğüne aykırılık suçunun oluşabilmesi için aynı Kanunun 4. maddesi gereğince “bulma”, “bilme” veya “haberdar olma” kriterlerinin gerçekleşmesi gerektiği nazara alındığında, tespit edilemeyen bir şekilde kültür varlığına sahip olduğu anlaşılan sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanunun 70. maddesinde tanımlanan “kültür varlığı bulundurma” suçunu oluşturacağı gözetilmeden, hukuki nitelendirmede yanılgıya düşülerek, yasal olmayan yetersiz gerekçelerle, sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesi,
2- Sanığın TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilmesine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, TCK’nın 53. maddesinin (3) numaralı fıkrasına aykırılık oluşturacak şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın