12. Ceza Dairesi 2013/16802 E. 2013/23309 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

12. Ceza Dairesi 2013/16802 E. 2013/23309 K. — Yargıtay Kararı

12. Ceza Dairesi 2013/16802 Esas 2013/23309 Karar 10.10.2013
12. Ceza Dairesi 2013/16802 E.,  2013/23309 K.

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi

Trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/2, 62/1, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, taksirle yaralama suçundan sanık ...'ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Edremit 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 08/01/2013 tarihli ve 2011/645 esas, 2013/1 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre; sanıkların ayrı ayrı kullandıkları araçların havanın yağışlı olması nedeniyle duramayarak kaza yapmaları şeklinde gerçekleşen olayda, sanık ...'ın alkollü olmayışı ve kasıtla suçu işlediğinin anlaşılamaması karşısında atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından, sanık ... yönünden ise dosyaya yansımış somut zarar talebi olmadığı, 08/01/2013 tarihli celsede somut bir zarardan bahsedilmiş ise de: sanığa tazmin konusunda imkân sağlanmamış olması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 03/06/2013 gün ve 94660652-105-10-3741-2013/9102/35333 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.06.2013 gün ve 2013/218097 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; katılan sanık ...'ın olay tarihinde, pat pat tabir edilen tarım aracı ile, yağmurlu havada asfalt kaplamalı ve rampalı yolda seyir halinde iken, olay yeri olan yolun virajlı kesimine geldiğinde, karşıdan gelen katılan sanık ...'ün kullandığı otomobil ile çarpıştıkları, her iki ... sürücüsünün de, karşı tarafın şerit ihlali yaptığını beyan ettiği, kaza yerinde yapılan incelemelerde çarpma noktasının da tespit edilemediği, kaza nedeniyle pat pat sürücüsü katılan sanık ...'ın BTM ile iyileşecek şekilde yaralandığı ve yaralanması nedeniyle şikayetçi olduğu, kazanın oluşumunda, hükme esas alınan raporlara göre, viraja mevcut hızı ile süratli giren katılan sanık ...'ün tali, yolu ortalayarak seyredip karşı yönden gelen aracın seyir şeridini bozan katılan sanık ...'ın ise asli kusurlu olduğunun tespit ve mahkemece kabul edildiği olayda, patpat sürücüsü katılan sanık ...'ın üzerine atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçunun sübut bulduğu kabul edilmiş ise de, 5237 sayılı TCK'nın 179/2. maddesinde düzenlenen suçun kasten işlenebilecek suçlardan olduğu dikkate alınarak, sanığın unsurları oluşmayan suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, sanık ... yönünden kurulan mahkumiyet hükmü açısından kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde bulunduğundan Edremit 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 08/01/2013 tarihli ve 2011/645 esas, 2013/1 sayılı kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMK'nın 309/4-d maddesindeki “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklindeki düzenleme gereği bozma nedenine göre işlem yapılarak, sanık ...'ın mahkumiyetine yönelik hüküm fıkrasının “Sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan açılan kamu davasında sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak düzenlenmemiş olduğu anlaşıldığından CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca BERAATİNE” şeklinde düzeltilmesine;
Sanık ... yönünden taksirle yaralama suçundan kurulan hükümle ilgili olarak yapılan incelemede ise, taksirle yaralama suçunun soruşturulmasının ve kovuşturulmasının şikayete tabi olup uzlaşma kapsamında kalan suçlardan olduğu, sanık ile katılan arasında soruşturma aşamasında uzlaşmanın sağlanamaması üzerine sanık hakkında taksirle yaralama suçundan dava açıldığı, kovuşturma aşamasında da, tarafların uzlaşmak istemedikleri, mahkemece, sanığa CMK'nın 231. maddesi kapsamında soru yöneltildiğinde, “Katılanın zararının oluştuğunu kabul etmiyorum, zarar olmuş olsa dahi bir faturanın olması gerekirdi” şeklinde cevap vererek zarar giderme iradesini göstermediği, katılanın da, yargılama sırasında verdiği beyanlarında, sanığın olay nedeniyle oluşan zararlarını gidermediğini beyan ettiği, dosya kapsamına göre, sanık hakkındaki şikayetin devam edip zararın giderilmediği, ayrıca uygulanıp uygulanmaması mahkemenin taktir yetkisi kapsamında olan hususların kanun yararına bozma konusu yapılamayacağı bu itibarla mahkemece, sanığın katılanın zararını gidermemesi gerekçesiyle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ... açısından kurulan Edremit 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 08/01/2013 tarihli ve 2011/645 esas, 2013/1 sayılı kararında isabetsizlik görülmediğinden kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 10.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın