12. Ceza Dairesi 2013/10063 E. 2013/21725 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

12. Ceza Dairesi 2013/10063 E. 2013/21725 K. — Yargıtay Kararı

12. Ceza Dairesi 2013/10063 Esas 2013/21725 Karar 26.09.2013
12. Ceza Dairesi 2013/10063 E.,  2013/21725 K.

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 67/1, 5237 sayılı TCK'nın 62/1, 53/1, 58/6 maddeleri uyarınca mahkumiyet

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ile müşteki vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suçtan zarar gören ... adına hazine vekilinin temyiz istemi davaya katılma talebi olarak değerlendirilmiş olup, müşteki kurumun 5271 sayılı CMK'nın 237/2 maddesi uyarınca kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verilmek suretiyle yapılan incelemede;
Sanığın, savunmasına göre olay tarihinden dört ay kadar önce tarlada bulduğu korunması gerekli taşınır kültür varlığı niteliğini haiz bir adet sikkeyi, 2863 sayılı Kanunun 4/1 maddesi uyarınca yetkili mercilere süresi içerisinde bildirmemek suretiyle üzerine atılı “haber verme sorumluluğuna aykırılık” suçunu işlediği anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir nedene dayanmayan; katılan vekilinin, sanık hakkında eksik cezaya hükmedildiğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- İddianamede yer almayan 5237 sayılı TCK'nın 58/6 maddesinin uygulanabilmesi için sanığa ek savunma hakkı verilmesi gerektiği gözetilmeyerek, 5271 sayılı CMK'nın 226/2 maddesine muhalefet edilmesi,
2- Davaya katılma talebinde bulunan ve bu doğrultuda verilen karar ile katılan sıfatını elde eden bir kurum mevcut olmadığı halde, sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kabule göre de;
Sanığın adli sicil kaydında yer alan, Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13/03/2003 tarih, 2003/68 Esas, 2003/247 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında hükmedilen cezanın mahkemece tekerrüre esas alınan ilamda öngörülen cezadan daha ağır olması karşısında, anılan kararın kesinleşme ve infaz tarihlerini gösterir onaylı bir sureti celp edilerek, hangi ilamın tekerürre esas alınacağı hususunda karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 26/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın