Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: A) Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik yapılan temyiz incelemesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Zarar suçunun oluştuğu ahvalde tehlike suçu olan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi ile yetinilmesi yerine beraat hükmü tesisi, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hükmün (1) numaralı fıkrasındaki "atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından sanığın CMK 223/2-a maddesi uyarınca BERAATİNE,'' ibaresinin çıkarılarak yerine ''hüküm verilmesine yer olmadığına'' ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B) Taksirle yaralama suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün yapılan temyiz incelemesinde ise; Olay tarihinde, 111 promil alkollü sanık sevk ve idaresindeki ... ile Samsun'dan Ankara istikametine seyir halindeyken, karşı yönden gelen sürücü ...'ün kullandığı araçla çarpışmaları sonucu, katılan ... ile aracında yolcu olarak bulunan katılanlar ...ve ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandıkları olayda; her ne kadar sanık tamamen kusurlu ise de, mağdurların yaralanmalarının basit niteliği dikkate alındığında, cezanın asgari hadden tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin, sanığa asgari hadden ceza verilmesi ve paraya çevrilmesinin yerinde olmadığına ilişkin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Hükmedilen adli para cezasının taksitlendirilmesi esnasında uygulanan kanun ve maddenin belirtilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, taksirle yaralama suçundan kurulan (2) numaralı hüküm fıkrasının 6. bendinin başına gelecek şekilde “5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi gereğince,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.