12. Ceza Dairesi 2012/26034 E. 2012/21975 K. — Yargıtay Kararı
12. Ceza Dairesi 2012/26034 Esas 2012/21975 Karar 16.10.2012
12. Ceza Dairesi 2012/26034 E., 2012/21975 K.
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : TCK’nın 85/1, 62/1, 50/1-a-4, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Oluş ve kabule göre, 29.01.2006 tarihinde şiddetli göğüs ağrısı şikayeti ile Sivrihisar Devlet Hastanesine başvuran hastanın, buradan Eskişehir Devlet Hastanesine sevk edilerek acil serviste saat 12.40’ta yapılan tetkikleri sonucunda nöbetçi pratisyen hekim tarafından icapçı kardiyoloji uzmanı olan ve evinde bulunmakta olan sanığa bilgi verildiği, sanığın hastaneye gelmeyerek telefonla önerdiği tedavinin akşama kadar acil serviste uygulandığı, hastanın MI bulgularına rağmen sanığın hastaneye gelmeyerek telefonla tedaviyi yönlendirmeye devam ettiği, hastanın biradikardiye girerek akabinde saat 03:00 civarında öldüğü, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinin 16.03.2007 ve Yüksek Sağlık Şurasının 09.04.2010 tarihli raporlarında “hastanın ex olduğu ana kadar geçen sürede bizzat gelerek hastayı muayene etmeden telefonla talimat vererek tedavisini ve takibini düzenleyen, anjiyografi ve stent gibi acil kardiyolojik girişimleri de değerlendirmeyen” sanığın kusurlu olduğunun bildirildiği olaya ilişkin olarak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin sanığın kusurunun bulunmadığına, eksik inceleme yapıldığına, teşdiden ceza tayininin doğru olmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 16.10.2012 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
(M)
MUHALEFET ŞERHİ:
İcabcı doktor olan sanığın, klinik bulgular gerektirmediği ve gerek olmadığı düşüncesiyle bizzat hastaneye gelerek yoğun bakımda yatan hastayı tedavi etmesi yerine telefonla talimat vererek durumu takip etmesinde kusuru bulunmakta ise de, ölümün tedavi kusurundan kaynaklandığının kesin olarak saptanamadığı, ölümle sanık doktorun eylemleri arasında nedensellik bağının bulunmadığı, bu nedenle sanığın taksirle öldürmeye ilişkin TCK'nın 85/1. maddesi yerine, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin TCK'nın 257/2. maddesiyle cezalandırılması gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun aksi yöndeki kabulüne katılmamaktayım.
... Muhalif Üye
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.