12. Ceza Dairesi 2012/25946 E. 2013/18208 K. — Yargıtay Kararı
12. Ceza Dairesi 2012/25946 Esas 2013/18208 Karar 03.07.2013
12. Ceza Dairesi 2012/25946 E., 2013/18208 K.
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç :Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Hüküm :TCK'nın 179/2-3, 62/1, 50/1-a, 52/4. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2000 TL'ye kadar (2000 TL. Dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkûmiyet hükümleri 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olup, 07.10.2010 ila 6217 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihine kadar ise mahkûmiyet hükümlerinin hiçbir istisna öngörülmeksizin temyizinin mümkün olduğu, 14.04.2011 ve sonrasında ise, doğrudan hükmedilen 3000 TL’ye kadar (3000 TL. Dahil) para cezalarının 5320 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu, bu kapsamda, mahkeme tarafından 13.10.2010 tarihinde verilen 1.500 TL adli para cezasından ibaret olup sanığın yüzüne karşı tefhim edilen ve temyize tabi olan hüküm, 1412 sayılı CMUK'un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık temyiz süresi geçtikten sonra 01.12.2010 tarihinde sanık tarafından temyiz edilmiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 tarihli ve 2006/6-123 esas, 2006/229 sayılı ilamında da belirtildiği üzere Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin başlangıcı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerekmesi karşısında, hükümde başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin başlangıcı, mercii, başvuru şeklinin belirtilmediği gibi, kesin olduğu belirtilmek suretiyle sanığın yanıltıldığı anlaşılmakla, temyizin süresinde yapıldığı kabul edilerek yapılan incelemede; Adli sicil kaydı bulunmayan ve hakkında hükmedilen hapis cezası, gözlemlenen olumlu kişiliği, suçtan duyduğu pişmanlığı dikkate alınarak adli para cezasına çevrilen, duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir kişiliği bulunmayan sanık hakkında bir daha suç işlemekten çekineceğine dair kanaat edinilmediğinden söz edilerek, soyut, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kabule göre de; Sanık hakkında hükmolunan hapis cezası, adli para cezasına çevrilirken, adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının belirtilmemesi, keza bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarın belirlenmesi sırasında uygulanan Kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesi ile TCK'nın 52/2-3. maddesine aykırı davranılması, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 03.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.