Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin hüküm, suça sürüklenen çocuk müdafi tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Gizli yapılması gereken 21.09.2011 tarihli duruşmanın açık yapılmış olması telafisi mümkün bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5271 sayılı Kanun'un 106/4. maddesi uyarınca 18 yaşından küçük suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemeyeceğinden kabule göre (b) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafinin CMK'nın 231.maddesinin uygulanmamasına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; Oluş ve dosya kapsamına göre, olay gecesi saat 01.30 sıralarında sürücü belgesiz suça sürüklenen çocuğun idaresindeki otomobille meskun mahalde iki yönlü yolda seyri sırasında, arkasından gelen polis aracını görmesi üzerine paniğe kapılıp, direksiyon hakimiyetini kaybederek, yol dışında apartman önünde park halinde bulunan katılana ait otomobile arkadan çarpması sonucu, maddi hasara sebebiyet vermesi şeklinde gelişen olayda, yaş küçüklüğü ve ehliyetsiz olmanın somut tehlike oluşması ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu oluşturması için yeterli olmadığı dikkate alınarak, suça sürüklenen çocuğun daha önce ... kullanıp kullanmadığı, yeterli ölçüde ... kullanmayı bilip bilmediği araştırılmaksızın, yaşı itibariyle sürücü belgesi olmadığı gibi yeterli ölçüde ... kullanmayı da bilmediğinden bahisle, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında, uygulamaya ilişkin kanun madde fıkrasının gösterilmemesi suretiyle TCK'nın 52/4 ve CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması, Kanuna aykırı olup, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 09.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.