12. Ceza Dairesi 2011/9849 E. 2012/20436 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

12. Ceza Dairesi 2011/9849 E. 2012/20436 K. — Yargıtay Kararı

12. Ceza Dairesi 2011/9849 Esas 2012/20436 Karar 02.10.2012
12. Ceza Dairesi 2011/9849 E.,  2012/20436 K.

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/a, 5327 sayılı TCK'nın 62, 51, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet, erteleme.

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kültür ve Turizm Bakanlığı adına katılma talebinde bulunulduğu ve katılma kararı bu yöndeki dilekçeye istinaden verildiği halde, gerekçeli karar başlığında İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün katılan olarak gösterilmesi, yine sanığa atılı eylemin “15/07/2005” tarihinde tespit edildiği gözetilmeksizin gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “09/08/2005” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
Sanığın, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Maden İşletme Genel Müdürlüğü tarafından verilen, 22/06/2005 başlangıç ve 23/06/2008 bitiş tarihli, II. Grup mermer arama ruhsatının mevcut olduğu, Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun, 13/06/2005 tarih ve 372 sayılı kararı ile Miskettepe ören yerinin taşınmaz kültür varlığı olarak tesciline ve ekinde yer alan sit paftasında işaretlenen alanın, 1. Derece Arkeolojik Sit alanı olarak belirlenmesine karar verildiği, Konya Kültür ve Tabiat varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün, 17/06/2005 tarih ve 1047 sayılı yazıları ile sanığın Miskettepe ören yerinde çalışma yapamayacağı yönünde uyarıldığı, buna rağmen sanığın iş makineleri ile ören yerine girerek antik kalıntıları tahrip ettiğinin müze görevlileri tarafından düzenlenen 15/07/2005 tarihli rapor ile tespit edildiğinin bildirildiği, her ne kadar soruşturma evresinde Sulh Ceza mahkemesi tarafından icra edilen keşfe katılan fen bilirkişi raporu ile kazı yapılan yerin maden arama ruhsatındaki koordinatlar içerisinde kaldığı tespit edilmiş ise de, sanığın kazı yaptığı yerin, ören yeri olması, ruhsat arama izni verilen alanın boyutları ve sanık tarafından kazılan nokta, kale duvarı kalıntılarının ortaya çıkmasından sonra da eyleme devam edilmesi hususları dikkate alındığında, suç kastının bulunmadığından söz edilemeyeceği, hükme esas alınan arkeolog bilirkişi raporu ile traverten ocağının faaliyette bulunduğu alanın kalıntıların hemen yanında olduğu, duvar izlerinin bir kısmının taş ocağı açılması sırasında tahrip edildiği, bu faaliyetle 2863 sayılı Kanuna aykırı davranıldığı hususlarının tespit edilmesi karşısında sanığın üzerine atılı eylemin sübuta erdiği anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5728 sayılı Kanunun 408. maddesiyle 2863 sayılı kanunun 65/a maddesinde yapılan değişikliğin adli para cezası yönünde daha lehe olduğu gözetilmeksizin sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
2- Sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği halde, devamında sanığın tabi olacağı denetim süresinin hükümde gösterilmemesi,
3- 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı gözetilmeksizin, bu hak yoksunluğunun tamamen uygulanmamasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5230 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının ilk paragrafındaki adli para cezası miktarının “5 tam gün” olarak, ikinci paragrafındaki adli para cezası miktarının “4 tam gün” olarak değiştirilmesi, ikinci paragraftan sonra gelmek üzere “ TCK'nın 52/2. maddesi uyarınca sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak günlüğü 20 TL'den hesap edilmek suretiyle 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” cümlesinin eklenmesi, üçüncü paragrafa “5237 sayılı TCK'nın 51/3. maddesi uyarınca sanık hakkında 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine” cümlesinin eklenmesi, dördüncü paragrafın ise “sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nın 53/1,a,b,d maddesindeki hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, sanığın cezası ertelendiğinden, 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına” şeklinde düzeltilmesi suretiyle hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın