12. Ceza Dairesi 2011/8565 E. 2012/15677 K. — Yargıtay Kararı
12. Ceza Dairesi 2011/8565 Esas 2012/15677 Karar 21.06.2012
12. Ceza Dairesi 2011/8565 E., 2012/15677 K.
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 1- Sanıklar ... ve ... hakkında; 2863sayılı Kanunun 74/1-2, 5237 sayılı TCK'nın 53, 58/1-7 maddeleri uyarınca mahkûmiyet 2- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/1-2, 5237sayılı TCK'nın 53 maddeleri uyarınca mahkûmiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar ile üst Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1- Sanık ...'ün mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik sanığın ve üst Cumhurieyt savcısının temyiz istemlerinin incelenmesinde; 20/06/2012 günü UYAP'tan alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğinden, sanığın, hükümden sonra 11/11/2009 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca bu sebeple BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanığın ölmesi nedeniyle hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 2- Sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın mahkumiyetlerine ilişkin hükümlere yönelik sanıkların; sanık ...'ın mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik sanık ile üst. Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; Mahkemece sanıklar hakkında lehe kanun değerlendirmesi yapılırken, 5728 sayılı Kanun ile değişmeden önceki 2863 sayılı Kanunun 74/2. cümlesi ile 5728 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 74/1-2. cümlesinin mukayese edildiği, tayin edilen cezanın asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi ve takdiri indirim uygulanmaması da gözetilerek, her iki düzenlemenin somut olaya ayrı ayrı uygulandığı ve ortaya çıkan sonuca göre 2863 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değişik 74/1-2. cümlesinin sanıkların daha lehine olduğu belirlenerek bu yönde hüküm tesis edildiği anlaşılmakla, tebliğnamede lehe kanun karşılaştırmasının hatalı olduğu gerekçesiyle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların, eksik inceleme ile karar verildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, Sanık ... hakkında yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, eksik inceleme ile karar verildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Mükerrirlere özgü infaz rejimi ile denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu hususta karar verecek merci 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıverilmeye ilişkin hükümlerin uygulanacağının belirtilmesi karşısında, denetimli serbestlik tedbiri süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca belirlenmesi gerektiği gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin 7. fıkrası uyarınca hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar biçimde cezanın infazından sonra sanık hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, sanığın ve üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının sanık ... ile ilgili bölümünün 6-c bendinin hükümden çıkarılması ile hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.