11. Hukuk Dairesi 2025/3236 E. 2026/751 K. — Yargıtay Kararı
11. Hukuk Dairesi 2025/3236 Esas 2026/751 Karar 05.02.2026
11. Hukuk Dairesi 2025/3236 E., 2026/751 K.
MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/93 Esas, 2025/50 Karar BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2010/44 E. sayılı dosyası
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.02.2026 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ...ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacının adına tescilli “...” ibareli markalarının bulunduğunu, davalının müvekkilinin unvan ve markasında yer alan “...” sözcüğüyle iltibas yaratacak “...” ibaresini kullandığının tespit edildiğini, davalıya, davacının marka ve unvanına tecavüz teşkil eden ve haksız rekabet niteliğindeki eylemine son verilmesine ilişkin olarak ihtarname gönderildiyse de ihtarnameye cevap verilmediğini, davalının http://...life.net adresli bir internet sitesinin de bulunduğunu, günlük gazetelerde “... Konakları” isminde reklamlar yayınlattığı gibi tanıtım-reklam amaçlı haberlerde de davalının “...” ibaresini kullanmaya devam ederek tecavüz eylemlerini sürdürdüğünü ileri sürerek davalının eylemleriyle davacı markasına tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve ref'ine, sonuçların giderilmesine, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline, verilecek kararın ilânına karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 4.000.000,00 TL'ye yükseltilmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davadaki tecavüze dayalı olarak 350.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacının iştigal alanından tamamen farklı bir alanda faaliyet gösterdiğini, “...” ibaresinin davacının inhisarına bırakılabilecek bir ibare olmadığını, taraf markalarının bütün itibariyle birbirine benzemediğini savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin ilk kararının, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/13220 E., 2015/9775 K. sayılı ve 01.10.2015 tarihli "düzelterek onanmasına" ilişkin ilamında, "... Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava konusu edilen fiiller cezayı müstelzim olup, eldeki tazminat davasına da ceza zamanaşımı süresinin uygulanacağının, zarara sebebiyet veren eylemlerin devamlılık arz ettiğinin anlaşılmasına göre, ..." şeklinde gerekçe ile hüküm kurulduğu, davacı şirket markasına yönelik tecavüz fiillerinin devamlılık arz ettiğinin kararda açıkça vurgulandığı, karar düzeltmeye ilişkin Dairenin 2016/1062 E. sayılı bozma ilamında ise, davalı yanın zamanaşımı da dahil olmak üzere tüm temyiz itirazlarının reddedildiği, Mahkemece 13.09.2018 tarihli celsede bozmaya uyma kararı verildiği, bu çerçevede davacı şirket lehine doğan "usuli müktesep hak" gereğince bu aşamada davalının zamanaşımı def'ine ilişkin savunmasının yerinde olmadığı, kullanmama nedeniyle hükümsüzlük/iptal konulu 2013/101 E., 2015/25 K. sayılı ve 12.02.2015 tarihli ilamda açıkça, davacı şirketin Türk Patent ve Marka Kurumunda (TÜRKPATENT) tescilli ... numaralı markasının 37. sınıf hizmetlerde kullanıldığı gerekçesiyle 1. fıkrada, ... numaralı markanın 37. sınıfta konut v.s. inşaat hizmetlerinin yenilenmesi hizmetleri, inşaat kontrol hizmetleri, inşaat hakkında bilgilendirme hizmetlerine yönelik davacı...A.Ş.'nin taleplerinin reddine, bunlar dışındaki 37. sınıf hizmetler bakımından markanın hükümsüzlüğüne, ilâna ilişkin talebin reddine karar verildiği, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddine ilişkin kararın temyiz başvurusu neticesinde dava dosyası Yargıtay'da iken Anayasa Mahkemesi tarafından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 14. maddesi ile 42/1-c maddesinin iptal edilmiş olması, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) yürürlüğe girdiği 10.01.2017 tarihi öncesine uygulanması imkanı bulunmaması nedeniyle kullanmamaya dayalı hükümsüzlük/iptal davaları açısından yasal boşluk oluştuğundan davanın reddine karar verildiği, kararın bu şekilde kesinleştiği, davacı şirketin somut dava konusuna dayanak 2006/10902 başvuru numaralı ve tescilli markasının 37. sınıf inşaat hizmetlerinde kullanıldığının Mahkeme kararı ile tespit olunduğu, ancak yasal durum nedeniyle kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davasının reddedilip kesinleştiği, gerek asıl ve birleşen dava tarihi gerek sonrasına ilişkin davacı yanın markasını ihtilafa esas teşkil eden 37. sınıftaki inşaat hizmetleri yönünden kullanım durumunun tespit edilmesi sebebiyle Yargıtay bozma ilamında belirtildiği gibi iptal kararının iptal davasına ilişkin dava tarihinden öncesine etki etmesinin mümkün olmadığının değerlendirildiği, Yargıtay bozma ilamında her ne kadar 10.02.2006 tarihi ile davalının marka başvurusunda bulunduğu 24.02.2006 tarihi arasındaki 48 günlük süre için 556 sayılı KHK'nın 66/1-b maddesi uyarınca davalının elde ettiği maddi kazanca göre yoksun kalınan tazminata karar verilmesi gerektiğinden bahsedilmiş ise de, anılan tarihler arasında 48 gün değil, 14 günlük süre bulunduğu, bozma ilamı sonrası yapılan usul ve yasaya uygun hesaplamalar neticesinde 48 güne ilişkin olarak belirlenen bedel 14 gün olarak hesaplandığında her halükarda davacının hak kazanacağı tazminatın 500.000,00 TL üzerinde olacağı, ancak bozma ilamı öncesinde 500.000,00 TL üzerinden verilen karar yönünden davacı temyiz yasa yoluna başvurmadığından davalı lehine oluşan kazanılmış hak durumu nazara alınarak 500.000,00 TL üzerinden karar verildiği, davalının kullanımının TÜRKPATENT nezdindeki marka başvurusu doğrultusunda olduğunu savunduğu, dava tarihinden kısa bir süre önce YİDK kararına konu olan ve Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde iptal talebi değerlendirilen söz konusu 37. sınıf yönünden tescil talebi reddedilen ibarenin ... Konakları + şekilden oluştuğu, somut olayda ... ibaresinin yoğun şekilde kullanıldığı, tecavüz iddiasına konu markasal kullanımın başvuru ile bire bir aynı olmadığı, dolayısıyla davacının ...International ibareli tescilli markası ile aynı sektörde, yani, davalının inşaat hizmetlerini içeren ve aynı tüketici grubuna hizmet eden sektörde kullanması halinde işletmeler arasında bağlantı kurulması ihtimali sebebiyle iltibas oluşacağı, davalının fiilinin davacı markasına tecavüz oluşturduğu gibi haksız rekabet fiilini de oluşturacağı gerekçesiyle asıl dava yönünden, asıl davanın kısmen kabulü ile davacının tescilli ...ibaresinin esas unsurlu olduğu markasına davalının yaptığı inşaatında yine ...ibaresini esas unsur olarak almak suretiyle “... Konakları” ibaresini markasal kullanarak tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve ref'ine, davalı yanın ... Konakları şeklindeki kullanımından “...” ibaresinin çıkarılmasına, davalının bu ibare ile kullandığı tanıtım tabelası, reklam levhaları, faturalar ve benzeri diğer belgeler ile her türlü materyalinden ...ibaresinin silinmesine, silinemeyenlerin kaldırılarak toplatılmasına, 500.000,00 TL maddi tazminatın 14.02.2006 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine, karar kesinleştiğinde özetinin masrafı davalıdan alınmak suretiyle ülke genelinde yayınlanan tirajı yüksek gazetelerden birinde bir kez ilânına, birleşen dava yönünden, davanın kısmen kabulü ile takdiren 30.000,00 TL manevi tazminatın 14.02.2006 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine, kullanmama ve zamanaşımı def'ilerinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, davacının tescilli “...” ibareli markasına davalının “...” ibaresini kullanmak suretiyle tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve ref'i, sonuçlarının giderilmesi, maddi tazminat istemlerine, birleşen dava ise, asıl davadaki tecavüze dayalı olarak uğranılan manevi zararın tazmini talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. SONUÇ: Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 05.02.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
1. Mahkemece karar düzeltme istemi üzerine, Dairemizce verilen 13.10.2022 gün ve 2022/7002 K. sayılı bozma ilamına uyulduktan sonra, uyulan bu bozmaya göre zamanaşımı ve diğer hususların değerlendirilmesi gerekirken, yine karar düzeltme talebi üzerine Dairemizin 14.09.2017 gün ve 2016/1062 E., 2017/4363 K. sayılı bozma kararı ile ortadan kaldırılan 01.10.2015 gün ve 2014/13220 E., 2015/9775 K. sayılı düzelterek onama kararına göre zamanaşımının değerlendirilip sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.
2. Ayrıca, bu dava yönünden zamanaşımı definin değerlendirilmesinde, sadece dava konusu edilen dava tarihinden önceki tecavüz eylemleri dikkate alınıp değerlendirme yapılması gerekirken, dava tarihinden sonra temadi eden tecavüz eylemlerinin olduğunun zamanaşımı definin reddine bir başka dayanak yapılması da doğru olmamıştır. Zira, davadan sonra temadi eden tecavüz eylemi varsa, bu eylemler başka bir davanın konusu olabilir. O nedenle, asıl davanın açıldığı tarih milat alınarak, bu tarihten önce vuku bulan tecavüz eylemleri yönünden, ıslahla artırılan miktar için ıslah tarihine kadar, manevi tazminat davasının açıldığı tarihe kadarda manevi tazminat için zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının değerlendirilmesi gerekirken, bu hususun gözetilmemesi de doğru olmamıştır.
3. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı nedeniyle, marka iptali davasının konusuz kalıp kalmadığı araştırılıp, eğer konusuz kalmışsa bunun sonucuna göre değerlendirme yapılması gerektiğinin gözetilmemesi de doğru olmamıştır.
4. Kabule göre de, tecavüzün ref’i bakımından, gerekli ise ... ibaresi silinemeyen meteryalların neler olduğu tespit edilmeden toplatılmasına karar verilmesi de doğru olmadığı gibi, toplanacak meteryalların akibetinin ne olacağı hususunda bir karar verilmemesi de doğru olmamıştır.
1. Mahkemece karar düzeltme istemi üzerine, Dairemizce verilen 13.10.2022 gün ve 2022/7002 K. sayılı bozma ilamına uyulduktan sonra, uyulan bu bozmaya göre zamanaşımı ve diğer hususların değerlendirilmesi gerekirken, yine karar düzeltme talebi üzerine Dairemizin 14.09.2017 gün ve 2016/1062 E., 2017/4363 K. sayılı bozma kararı ile ortadan kaldırılan 01.10.2015 gün ve 2014/13220 E., 2015/9775 K. sayılı düzelterek onama kararına göre zamanaşımının değerlendirilip sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.
2. Ayrıca, bu dava yönünden zamanaşımı definin değerlendirilmesinde, sadece dava konusu edilen dava tarihinden önceki tecavüz eylemleri dikkate alınıp değerlendirme yapılması gerekirken, dava tarihinden sonra temadi eden tecavüz eylemlerinin olduğunun zamanaşımı definin reddine bir başka dayanak yapılması da doğru olmamıştır. Zira, davadan sonra temadi eden tecavüz eylemi varsa, bu eylemler başka bir davanın konusu olabilir. O nedenle, asıl davanın açıldığı tarih milat alınarak, bu tarihten önce vuku bulan tecavüz eylemleri yönünden, ıslahla artırılan miktar için ıslah tarihine kadar, manevi tazminat davasının açıldığı tarihe kadarda manevi tazminat için zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının değerlendirilmesi gerekirken, bu hususun gözetilmemesi de doğru olmamıştır. 3. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı nedeniyle, marka iptali davasının konusuz kalıp kalmadığı araştırılıp, eğer marka iptali davası kapsamında marka kullanımı ispatlanamamışsa ve anılan dava Anayasa Mahkemesinin iptal kararı nedeniyle konusuz kalmışsa, bunun sonucuna göre değerlendirme yapılması gerektiğinin gözetilmemesi de doğru olmamıştır.
4. Mahkemece karar düzeltme istemi üzerine, Dairemizce verilen 13.10.2022 gün ve 2022/7002 K. sayılı bozma ilamına uyulduktan sonra, uyulan bozmaya göre ihtarnamenin çekildiği 10.02.2006 tarihi ile davalının marka başvurusunda bulunduğu, 24.02.2006 tarihi arasındaki 14 günlük sürede dava konusu markayı kullanmak suretiyle davalının elde ettiği kazanç olup olmadığının ve davacının zararının olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken, yine uyulan bozma ilamında işaret edilen eksiklikler giderilmeksizin spot bir tazminata karar verilmesi doğru olmamıştır.
5. Kabule göre de, tecavüzün ref’i bakımından, gerekli ise ... ibaresi silinemeyen materyallerin neler olduğu tespit edilmeden toplatılmasına karar verilmesi de doğru olmadığı gibi, toplanacak materyallerin akibetinin ne olacağı hususunda bir karar verilmemesi de doğru olmamıştır.
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.