11. Hukuk Dairesi 2025/1934 E. 2025/6773 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2025/1934 E. 2025/6773 K. — Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2025/1934 Esas 2025/6773 Karar 17.11.2025
11. Hukuk Dairesi 2025/1934 E.,  2025/6773 K.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2121 Esas, 2025/156 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/34 E., 2021/383 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2008 yılından bu yana lüks çanta, aksesuar ve giyim ürünleri üreticisi olarak faaliyet gösterdiğini, New York, İstanbul, Bodrum ve Londra’da şubelerinin bulunduğunu, ürünlerinin hem yerel hem de yabancı tüketiciler tarafından büyük ilgi gördüğünü, dava konusu 2020/27419 sayılı marka başvurusu kapsamında tescil edilmek istenilen ve tescil başvurusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedilen zigzaklı monogram desen şeklinin davacı ile özdeşleştiğini, ilgili tüketiciler açısından söz konusu şeklin sektörün normlarından hatırı sayılır ölçüde ayrılmış, genel geçer tekstil desen ve formlarından farklı ve özgün bir desen olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, balık sırtı deseni görünümlü başvuru markasının hedef kitle yani ortalama tüketici kitlesi nazarında bu işareti marka olarak, yani bir ticari işletmenin mallarını tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür mallarından ayırt edildiğini algılamasına yol açan şekilde ayırt ediciliğinin bulunmadığı, nitekim bilirkişi raporunda bu hususun işaretin genel görünümü itibariyle alelade bir balıksırtı desenini algılattığı ve desenin bu ayrıntısının ilk bakışta göze çarpmadığı, hatta ancak ve sadece ciddi bir inceleme sonucunda fark edilebildiği düşünüldüğünden, böyle bir özgünlükten söz etmek mümkün görülmediği şeklinde izah edildiği, YİDK tarafından davaya konu marka başvurusunun belirtilen mallarda 6769 sayılı Sınai ve Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-b hükmü kapsamında ayırt edicilik niteliği taşımadığı tespitinin yerinde ve doğru olduğu sonucuna varıldığı, SMK'nın 5/2 hükmü açısından balık sırtı deseni görünümlü başvuru markasının benimsenen bilirkişi raporunda da geçtiği şekilde, davacı markası kapsamındaki ''Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler'' emtiaları bakımından kullanım sonucu ayırt edici nitelik, yani söz konusu emtialar özelinde, markasal anlamda hukuken korunması gereken ekonomik bir değer kazandırdığı, bu emtialar bakımından SMK'nın 5/2 hükmünde düzenlenen kullanım sonucu ayırt edicilik kazanılmış olması halinin somut olayda gerçekleşmiş olduğu şeklinde özetlenen görüşe aynı gerekçe ile iştirak edilerek bu mallar açısından SMK'nın 5/2 hükmündeki koşullar oluştuğundan bu kısımlardan davanın kabulünün gerektiği, yine bilirkişi raporunda da geçtiği şekilde, davacının markasının kapsamındaki ''Cep telefonları ve bunları kılıfları; taşınabilir bilgisayar kılıfları. İşlenmiş veya işlenmemiş deri ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler; dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar; ev tekstil ürünleri'' emtiaları açısından ise ayırt edicilik kazanmış olduğunun dava/itiraz dosyasına sunulan deliller doğrultusunda söylenemeyeceği şeklinde özetlenen görüşe aynı gerekçe ile iştirak edilerek bu mallar açısında SMK'nın 5/2 hükmündeki koşullar oluşmadığından bu kısımlardan ise davanın reddinin gerektiği kanısına varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile dava konusu YİDK kararının 2020/27419 sayılı markanın kapsamında yer alan "Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler" yönünden iptaline, diğer kısımlar yönünden ise davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun 04.03.2020 tarihinde yapılmış olması nedeniyle dava konusu başvurunun bu tarih itibarıyla kullanım sonucu ayırt edici hale geldiğinin ispatlanması gerektiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 30.09.2019 tarihli 2018/4681 E., 2019/6004 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere tanımlayıcılığı yüksek ve somut ayırt ediciliği zayıf ibarelerin çok yoğun kullanımla dahi ayırt edici nitelik kazanmasının oldukça güç olduğu, bu nedenle kullanım sonucu ayırt ediciliğin yükseldiği ve ibarenin doğrudan davacıyla özdeşleştiği sonucuna ulaşılabilmesi için çok daha güçlü ve somut delillerin sunulması gerektiği, Yargıtayın benzer nitelikteki uyuşmazlıklara ilişkin kararlarının da aynı yönde olduğu dikkate alındığında, dava konusu başvurunun SMK'nın 5/1-b hükmü anlamında ayırt ediciliğinin bulunmadığı ve aynı Kanun'un 5/2 hükmü kapsamında kullanım sonucu ayırt edici hale getirildiğinin de ispatlanamadığı, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın