11. Hukuk Dairesi 2025/1663 E. 2025/2565 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2025/1663 E. 2025/2565 K. — Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2025/1663 Esas 2025/2565 Karar 17.04.2025
11. Hukuk Dairesi 2025/1663 E.,  2025/2565 K.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1610 Esas, 2024/1671 Karar
HÜKÜM : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2024/241 E., 2024/515 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile dahili davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından iş kazası sonucu vefat eden işçinin hak sahiplerine ödenen cenaze yardımı ile bağlanan peşin sermaye değerli gelirin rücuen tahsili için ... ... Danışmanlık Eğitim Yazılım Yayıncılık İnşaat Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine rücuen tazminat davası açıldığını, yargılama sırasında şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin anlaşıldığını, ihya davası açmak üzere taraflarına süre verildiğini, yapılan incelemede şirketin iş kazasında %70 kusurlu olduğunun anlaşıldığını ileri sürerek ... ... Danışmanlık Eğitim Yazılım Yayıncılık İnşaat Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisi cevap dilekçesinde; terkinin usulüne uygun gerçekleştirildiğini, yasadan doğan zorunlu hasım olduklarını, aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Dahili davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin tasfiye işlemlerini usulüne uygun olarak gerçekleştirdiğini, iş kazasını takiben davacı Kuruma yapılması gereken yasal bildirimlerin yasal süre içinde yapıldığını, davacının buna rağmen şirket aleyhine 7 yıl boyunca rücu talebinde bulunmadığını, iş kazasında 3 yıldan daha uzun süre geçtikten sonra şirketin sicilden terkin edildiğini, ticaret sicilinde üç kez ilân yapıldığını, davacı dahil hiçbir alacaklının tasfiye memurluğuna başvurmadığını, kapanış işlemleri için davacıdan borcu yoktur yazısı alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile rücuan alacak davasının Ankara 61. İş Mahkemesinin 2023/326 E. sayılı sayılı dosyasında davacı tarafından 2023 yılında açıldığı, davadan önce söz konusu şirketin 20.12.2019 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyeye girme kararı aldığı, tasfiyeye girdiğine dair alacaklılara çağrı yapıldığı, atanan tasfiye memurunca tasfiye işlemlerinin yapıldığı, şirketin terkinin 21.07.2020 tarihinde ilan edildiği, terkin sonrası açılan davada davacıya şirketi ihya etmek üzere süre verildiği gerekçesiyle ihyası istenen şirketin Ankara 61. İş Mahkemesi'nin 2023/326 E. sayılı dosyasındaki dava ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ihya edilen şirkete ...’ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş, hüküm dahili davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tasfiye memurunun esasa ilişkin savunmalarının Ankara 61. İş Mahkemesi dosyasında değerlendirilmesi gerektiği, davacının Ankara 61. İş Mahkemesi'nin 2023/326 E. sayılı dosyasında açtığı derdest davadan ötürü şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunduğu, şirketin ihyasının gerektiği, davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tasfiye memuru vekilinin istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, yargılama giderlerine yönelik istinaf itirazlarına gelince, tespit raporundan açıkça anlaşılacağı üzere, davacı tarafından ihyası talep olunan şirket aleyhine işlem yapılması gerektiğinin 29.08.2018 tarihli rapor ile tespit edildiği, ihyası talep olunan şirketin daha sonra tasfiyeye girerek terkin edildiği, İlk Derece Mahkemesince, yapılan tasfiye işleminin usul ve yasaya uygun olduğu, tasfiye karar tarihinden önce rücuya dayanak iş kazasının ihyası talep olunan şirket tarafından davacıya bildirildiği, davacının Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı inceleme raporuyla 29.08.2018 tarihinde ihyası talep olunan şirket hakkında iş kazası nedeniyle işlem yapılmasına karar verildiği, anılan karar tarihinden sonra alınan tasfiye kararı, tasfiye kararlarının ilânına rağmen davacı tarafından ihyası talep olunan şirkete/tasfiye memurluğuna rücuen alacağa ilişkin herhangi bir başvuruda bulunulmadığı, tasfiye memurunun davanın açılmasına sebebiyet vermediği, yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı gözetilmeden tasfiye memuru aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun yargılama giderleri yönünden kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının yargılama giderleri yönünden kaldırılmasına, tasfiye memuru vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, şirketin ek tasfiyesine, tasfiye işlemlerini yapmak üzere şirkete ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, ek tasfiye kararı kesinleştiğinde kararın tescil ve ilanına, yargılama giderlerinin ve harcın davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile dahili davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı ile dahili davalının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, dahili davalıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
17.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın