11. Hukuk Dairesi 2025/1561 E. 2025/5659 K. — Yargıtay Kararı
11. Hukuk Dairesi 2025/1561 Esas 2025/5659 Karar 24.09.2025
11. Hukuk Dairesi 2025/1561 E., 2025/5659 K.
MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI :2024/232 Esas, 2024/1982 Karar HÜKÜM :Kısmen kabul
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 26.03.2004 tarihinde 35. sınıf emtialar için "..." markasını tescil ettirdiğini ve müvekkili adına 07.06.2000 tarihinde "http://www...com.tr" internet sitesinin tahsis edildiğini, davalının konut inşaatı alanında ticari faaliyetini sürdürdüğünü, "..." alan adının sahibi olduğunu, davalının "..." ibaresini büyük puntolar ve kırmızı ile beyaz renkleri öne çıkarmak suretiyle kullandığını, davalının tescilli bir "..." markası bulunmamasına rağmen ticaret unvanını markalaştırarak tescil edildiği şekilden farklı olarak kullandığını, davalının kullanma şeklinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davalının internet sitesine erişimin engellenmesine ve bu sitelerin müvekkil şirkete devredilmesine, tescile ve izne dayanmayan kullanımın önlenmesine, marka hakkına tecavüzün durdurulmasına, haksız rekabetin ortadan kaldırılmasına, "http://..." internet sitesinin belirli bir bedel karşılığında veya bedelsiz olarak müvekkili şirket adına kullanım hakkı tanınmasına ve bu internet sitesinin müvekkil şirkete devredilmesine, bu taleplerinin reddi halinde müvekkil şirkete ait "..." markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, marka hakkına tecavüzün önlenmesine ve haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, "http://..." internet sitesine erişiminin engellenerek davalı tarafından kullanımının önlenmesine, Türkiye çapındaki "..." yazılı tabela, vergi levhası, broşür, katalog, el ilanları, kartvizit vs. her türlü tanıtım ve ticari evrakın toplatılarak imhasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;müvekkilinin 19.01.1995 tarihinde kurulduğunu ve bu tarihten itibaren kesintisiz faaliyet gösterdiğini, 22 yılı aşkın süredir bilinen ve tanınan bir şirket olduğunu, tarafların farklı sektörlerde faaliyet gösterdiğini, davalının sessiz kalarak hak kaybına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, bozma ilamı doğrultusunda davacının davalı kullanımını bildiği veya bilmesi gerektiği tarihin araştırılması ve sessiz kalma yoluyla hak kaybının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi için yaptırılan bilirkişi raporunda sessiz kalma bakımından herhangi bir veriye rastlanmadığı yönünde görüş bildirildiği, davalının dava tarihi itibariyle tescilli markası bulunmamasına rağmen ticaret ünvanında yer alan “...” ibaresini, ticaret unvanının ticaret sicilinde kayıtlı olduğu halinden farklı olarak ''...'' ibaresini ön plana çıkaracak şekilde iş evraklarında markasal olarak kullandığı, bu kullanımların davacının marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu, davacı tarafın sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığının davalı tarafça ispatlanamadığı, dosya kapsamına göre de davalı kullanımının davacı tarafça bildiği veya bilmesi gerektiği tarihin belirlenemediği, davalı eyleminin haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürülmüş ise de davacının marka hakkına dayanarak haksız rekabet hükümlerine dayanamayacağı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/5189 E., 2022/1852 K. sayılı kararının da bu yönde olduğu, davalı vekilinin haksız rekabete ilişkin istinaf talebi yerinde olup davacının haksız rekabete ilişkin taleplerinin reddine karar vermek gerektiği, davalının tescilli ticaret sicilini kullanmasının hukuka uygun olduğu, bu unvanına uygun bir alan adını kullanmasının da yasal hakkı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalının ticaret ünvanının çekirdek unsuru olan "..." ibaresini daha büyük harflerle ve farklı renk ve karakterle yazarak ön plana çıkartmak suretiyle iş evrakında ve internet sitesinde kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, marka hakkına tecavüzün önlenmesine, markaya tecavüz nedeniyle oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalının bu şekilde "..." ibaresini daha büyük harfle ve farklı renk ve karakterle yazarak ön plana çıkardığı tabela, vergi levhası, broşür, katalog, el ilanları, kartvizit vs. her türlü tanıtım ve ticari evrakın toplatılmasına, karar kesinleştiğinde imhasına, davalının ticaret ünvanını bu şekilde internet sitesinin içeriğinde kullanmasının yasaklanmasına, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalıya ait ''...'' alan adının devri, bu talebin reddi halinde marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve ref'i istemine ilişkin olup uyuşmazlık davalının ticaret ünvanı kullanımının markasal olup olmadığı, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.