11. Hukuk Dairesi 2023/2405 E. 2024/4963 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2023/2405 E. 2024/4963 K. — Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2023/2405 Esas 2024/4963 Karar 12.06.2024
11. Hukuk Dairesi 2023/2405 E.,  2024/4963 K.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/804 Esas, 2022/908 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.06.2024 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. .... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri hakkında başlatılan takip dayanağı 21.06.2017 tarihli 250.000,00 TL bedelli 1 adet çekin keşideci Karışım Kimya Ltd. Şti. tarafından Biocura Ltd. Şti.'ye verildiğini, müvekkili şirketin de çeki diğer müvekkili ...’e ciro ettiğini, ...’in de çeki yine keşideci olan Karışım Kozmetik Ltd. Şti.’ye cirolayarak verdiğini, çeki iade ederken ikinci kez tedavül halinde sorumluluk ortadan kalkacağından ciroları çizme gereği duymadığını, keşideci tarafından ikinci kez tedavüle çıkarılarak davalı tarafa verilen çekte yeniden tedavüle girdikten sonra önceki cirantaların sorumluluğu ortadan kalktığından müracaat borçlusu sıfatıyla haklarında takip yapılamayacağını belirterek takibe konu çekten dolayı borçlu olunmadığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibe konu çek üzerinde davalı müvekkili hariç 2 ayrı cirantaya ait imzalar ve keşideciye ait ilk ve son imzalar olmak üzere atılan 4 adet imzanın da aynı olduğunu ve ...’in elinden çıktığını, ...’in kendi adına bizzat münferiden yetkilisi olduğu şirketler adına da yetkilisi olarak imza koyduğunu, aynı çeke adları yer alan üç borçlunun da birebir aynı imza ile temsil edildiğini, birbirinden habersiz olma ihtimalinin olamayacağını, imzaların tamamının aynı gün, aynı saat ve aynı kalemle atıldığını, davacıların çek nedeniyle sorumluluklarının devam ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.03.2018 tarih, 2017/773 E. ve 2018/345 K. sayılı sayılı kararıyla; davalının, çeki ikinci kez tedavüle sokan keşideci şirketten aldığı, birinci tedavülde ciroları olan lehdar ve cirantaların artık çek bedelinden sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 25.02.2020 tarih, 2018/1093 E. ve 2020/216 K. sayılı kararıyla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 26.04.2022 tarih, 2020/6363 E. ve 2022/3454 K. sayılı kararıyla, dava konusu çek, tedavül görmek suretiyle keşideci sıfatını taşıyan Karışım Kozmetik Ltd. Şti.’ne ciro edilmekle alacaklı borçlu sıfatı birleştiğinden, keşideci, kendinden önceki ciranta ve lehdar konumunda olan kişilere müracaat edemese de keşidecinin yeniden ciro etmek suretiyle çeki tedavüle sürmesi sonucu hamil pozisyonuna gelen davalı .... Kimyevi Maddeler Ltd. Şti.'ye karşı, çekte imzası bulunan keşideci-lehdar ve cirantaların müşterek müteselsil sorumlu oldukları gözetilerek davanın reddi yoluna gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir. gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı uyulduğu ve artık davalı yararına usuli müktesep hak doğduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararının hatalı olduğunu, geriye ciro işlemi ile keşideciye geri dönen çeki keşidecinin ikinci kez tedavüle soktuğunu, artık müvekkillerinin sorumluluğunun söz konusu olamayacağını, müvekkillerinin cirolarının üstünün çizilmesi gerekirken çizilmediğini, yeni hamil davalının müvekkillerine karşı takip başlatamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, icra takibine konu çekin ikinci kez tedavüle sokulduğundan ciranta ve lehdar olan davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 788 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın