11. Hukuk Dairesi 2022/6687 E. 2023/6280 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2022/6687 E. 2023/6280 K. — Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2022/6687 Esas 2023/6280 Karar 30.10.2023
11. Hukuk Dairesi 2022/6687 E.,  2023/6280 K.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2022/56 Esas, 2022/79 Karar
DAVA TARİHİ : 26.09.2014
HÜKÜM : Dava kabul

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin, müvekkili şirketten değişik tarihlerde üç adet fatura karşılığı toplam 16.642,83 TL tutarında akaryakıt satın aldığını, bu faturalar nedeniyle müvekkili şirketin bakiye 14.915,15 TL alacağının kaldığını belirterek alacağın ödenmeyen kısmının tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazının iptali ile icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya karşı tek başına borçlu olmadığını, müvekkilinin dava dışı şirketin taşeronu olarak dava dışı şirket adına hizmet aldığını, fatura bedellerinin dava dışı şirket tarafından ödeneceğinin davacıya bildirildiğini, ayrıca müvekkili şirket tarafından davacı şirkete çekle ödeme teklifinde bulunulmasına rağmen davacının bu talebi kabul etmediğini savunarak davanın reddine ve lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Gördes Asliye Hukuk Mahkemesince (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 09.03.2016 tarihli ve 2014/152 E., 2016/78 K. sayılı karar ile davacının davalıya akaryakıt verdiği, davalının borcunu ödemediği, davalının takip öncesinde temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle davasının kısmen kabulüne, davalının Gördes İcra Müdürlüğünün 2014/436 sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile takibin 14.915,15 TL alacak ile buna takip tarihinden itibaren uygulanacak avans faiz yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, koşulları oluşmadığından icra inkâr tazminatının reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Dairemiz Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 27.03.2017 tarihli ve 2016/8618 E., 2017/2464 K. sayılı kararıyla, davacı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilmiş, ancak dava konusu alacağın likit (belirlenebilir) olduğu, hüküm altına alınan alacak miktarı yönünden davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davalının Gördes İcra Müdürlüğünün 2014/436 sayılı takip dosyasına itirazının iptali ile takibin 14.915,15 TL alacak ile buna takip tarihinden itibaren uygulanacak avans faiz yönünden devamına, davacı lehine %20 icra inkâr tazminatı takdir edilerek 2.983,03 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davalı şirketin 31.05.2017 tarihinde Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1508 E., 2107/404 K. sayılı kararı ile iflasına karar verildiğini, kararın 25.01.2021 tarihinde kesinleştiğini, tasfiyesinin Kocaeli İcra ve İflas Müdürlüğünün 2019/25 sayılı dosyasında basit tasfiye usulü ile yürütüldüğünü, davacının iflas idaresine yapmış olduğu herhangi bir alacak kayıt talebinin bulunmadığını, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 194 üncü maddesi gereği icra takibinin düştüğünü, Mahkemece takibin devamı yönünde verilen kararın yasaya aykırı olduğunu, davanın kayıt kabul davasına dönüştürülmesi gerektiği halde iflas eden şirkete karşı icra takibinin devamına karar verildiğini, 2004 sayılı Kanun'un 196 ncı maddesi uyarınca iflas tarihine kadar faiz hesaplaması yapılması gerekirken asıl alacağa takip tarihi itibarı ile avans faizi işletilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Ticari satım nedeniyle davacının takip konusu kadar alacağı olup olmadığı noktasında toplanılmaktadır.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı Kanun'un 67, 193, 194, 218 ve 230 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, Mahkemece davanın kısmen kabulüne, şartları oluşmadığından icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiş olup davacı vekilinin temyizi üzerine, dava konusu alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gereğine işaret edilerek karar davacı yararına bozulmuştur.

Mahkemece bozmaya uyularak karar verilmişse de, 27.03.2017 tarihli bozma ilamından sonra 31.05.2017 tarihinde davalı şirketin iflasına karar verildiği, kararın 25.01.2021 tarihinde kesinleştiği, tasfiyesinin 2004 sayılı Kanun'un 218 inci maddesine göre basit tasfiye usulüne göre yapıldığı, basit tasfiye alacaklıları davet ilanı ile alacaklıların davet edildiğinin belirtildiği ancak 21.06.2021 tarihli yazıya ekli alacaklılara ilişkin tebliğ evrakı arasında işbu dosyanın davacı alacaklısına yapılmış bir tebligatın bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.

2004 sayılı Kanun'un 193 üncü maddesi "İflasın açılması, borçlu aleyhinde haciz yoluyla yapılan takiplerle teminat gösterilmesine ilişkin takipleri durdurur.
İflas kararının kesinleşmesi ile bu takipler düşer.
İflasın tasfiyesi müddetince müflise karşı birinci fıkradaki takiplerden hiçbiri yapılamaz."

194 üncü maddesi;
"Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir....
Dava durduğu müddetçe zamanaşımı ve hakkı düşüren müddetler işlemez."

218 inci maddesi, "İflas dairesince defteri tutulan mallar bedelinin tasfiye masraflarını koruyamıyacağı anlaşılırsa basit tasfiye usulü tatbik olunur.
Bu takdirde iflas dairesi, alacaklıları yirmi günden az ve iki aydan çok olmamak üzere tayin edilecek müddet içinde alacaklarını ve iddialarını bildirmeğe ilanla davet eder. Bu müddet içinde alacaklılardan biri masrafları peşin vermek suretiyle tasfiyenin adi şekilde yapılmasını isteyebilir.

Basit tasfiyede iflas dairesi alacaklıların menfaatlerine muvafık surette malları paraya çevirir ve başka merasime mahal kalmaksızın alacakları tahkik ve sıralarını tayin ederek bedellerini dağıtır.
Tasfiyenin kapandığı ilan olunur" düzenlemelerini havi olup,

Davalı müflisin defteri tutulan malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflâs ile kısıtlandığından ve iflas masasını temsil yetkisi basit tasfiye usulünde iflas dairesine ait olduğundan, dava konusu alacağın iflas dairesine bildirilip bildirilmediği, iflas dairesi tarafından kabul edilip edilmediğinin araştırılması, şayet kesin suretle kayıt ve kabul edilmiş ise konusu kalmayan davada hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi, alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise ve kayıt-kabul davası ayrıca açılmamışsa davaya kayıt kabul davası olarak devam edilerek varılacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde esasa ilişkin karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davalı vekillinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın