11. Hukuk Dairesi 2017/371 E. 2018/6314 K. — Yargıtay Kararı
11. Hukuk Dairesi 2017/371 Esas 2018/6314 Karar 15.10.2018
11. Hukuk Dairesi 2017/371 E., 2018/6314 K.
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ(FİKRİ VE SINAI HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA) TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/06/2016 tarih ve 2015/62-2016/311 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkiline ait olan “...” ve “...” markaları ile davalıların 2012/51430 ve 2013/25489 başvuru numaralı “... ” ibareli markalarının iltibas oluşturacak düzeyde benzer olduğunu, aynı tür mal ve hizmetleri kapsadığını, müvekkiline ait “...” markasının tanınmış niteliği tescil edilmiş bir marka olduğunu, davalılara ait markalar ile müvekkiline ait “...” ibareli markalar arasında iltibas oluşturacak düzeyde benzerliğin bulunduğunu, müvekkilinin tanınmışlığından istifade etmek amacıyla dava konusu markaların tescil edildiğini ileri sürerek davalılar adına kayıtlı "... " ibareli markaların hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; iki farklı tüzel kişiye ait iki farklı markanın hükümsüzlüğünün tek bir dava ile talep edilemeyeceğini, davacıya ait markalar ile müvekkillerine ait markalar arasında benzerliğin ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacılara ait markalar ile dava konusu markaların farklı mal ve hizmetleri kapsadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna göre; davacıya ait markalar ile davalılara ait markalar arasında iltibas derecesinde benzerliğin bulunmadığı, markaların farklı tür mal ve hizmetleri kapsadıkları, hitap ettikleri tüketici kitlelerinin farklı olduğu, davacıya ait ... markasının tanınmışlık düzeyinin sonucu değiştirmeyeceği, davacı markaları ile davalıların markaları arasında 556 sayılı KHK md. 8/1-b anlamında iltibas oluşmadığından hükümsüzlük koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacadan alınmasına, 15/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.